"Paradoksal biçimde, zorunlu eğitimin kesinlikle gerekli olduğu fikrine sıkı sıkıya bağlı olan toplumlar, bu eğitimden en az fayda görmüş -ve görecek- kişilerin çoğunlukta olduğu toplumlardır. "
"Açıkça görülüyor olmalı ki eşit şartlardaki okullara gitseler bile fakir bir çocuğun zengin bir çocuğa yetişmesi mümkün değildir. Aynı yaşta denk okullara gitmeye başlasalar dahi fakir çocuklar, orta sınıf çocukların erişebileceği birçok eğitim faaliyetinden mahrum kalır. Bu avantajlar, evdeki sohbetlerden ve kitaplardan tatil seyahatlerine, kendine bakış şeklinden okul içi ve okul dışı katılabileceği etkinliklere kadar uzanır. Bu yüzden fakir çocuklar, ilerleme veya öğrenme için okula bağlı oldukları sürece genellikle geride kalırlar. Yoksulların, orantısız olduğu iddia edilen eksikliklerini gidermek için sertifika almaya değil, öğrenimleri için fon yardımı(ek ödeme) almaya ihtiyaçları vardır."
"Okullar, yapıları gereği ayrıcalığın dezavantajlı olanlar üzerinde yoğunlaştırılmasına karşı direnir. Özel müfredat, ayrılmış sınıflar veya daha uzun ders saatleri yalnızca daha fazla ayrımcılığa sebep olur ve daha pahalıya mal olur."
"... Kendisi değişmemişti. Aynı Martin Eden'dı. Aradaki fark nereden kaynaklanıyordu? Kendisi tarafından kaleme alınan yazıların kitap halinde piyasaya çıkmasından mı? Halbuki kitaplar, vaktiyle kendisinin yazmış olduğu eserlerin sunumuydu sadece. Yeni yaptığı bir şey değildi. ..."