Müjde Babayiğit

"Yeryüzünde her şeyin yeterince var olduğunu, ama sayısız zenginlikler içinde halkın yoksulluk çektiğini, yarı aç yaşadığını görüyordu. Kentlerde, Tanrı'ya hiç de gerekli olmayan altınlarla, gümüşlerle dolu tapınaklar vardı, oysa bu tapınakların önlerinde yoksul insanlar, ellerine ne zaman bir bakır para bırakılacağını beklerken titriyorlardı."
Sayfa 264·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Reklam
"Her yerde ne çok var bu nefis güzelliklerden; gelgelelim, hepsi gizli bize, hepsi yanımızdan biz görmeden, gelip geçiyor. İnsanlar bir telaş içindeler, hiçbir şeyden haberleri yok, hiçbir şeyin tadını çıkaramıyorlar, buna zamanları da yok, istekleri de..."
Sayfa 259·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
"Ana, onu dinlerken üzgün, dev bir makinenin insanları acımasızca öğüterek paraya çevirdiğini apaçık görüyordu."
Sayfa 258·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
" "Benim yerim neresi?" diye düşünüyorum, hep düşünüyorum. Yok bir yerim benim. İnsanlarla konuşmam gerekiyor, ama yapamıyorum bunu. Her şeyi görüyorum, insanların katlandıkları hakaretleri hissediyorum, ama dile getiremiyorum. Ruhum körelmiş "
Sayfa 177·Kitabı okudu
"Yolunda ileriye ve gerekirse kendine karşı da yürüyeceksin. Her şeyini, yüreğini bütünüyle verebilmelisin... Hayatını vermeli, davan için düpedüz ölebilmelisin de. Daha çoğunu ver, senin için hayattan bile değerli olanı ver... En çok değer verdiğin şeyi de...senin gerçeğin o zaman daha da büyüyecektir..."
Sayfa 160·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Reklam