"Köprü kanadının nefes kesici yüksekliğinde uzun ve son geçiş.
Ayaklarımızın dibinde yelkenleri yokluyor rüzgâr ve titreşiyor hararetle yıldızlar.
Gecenin tadına varıyoruz, donakaldığımız
Kapkaranlık gece şimdi, kanımıza işliyor yine.
Bizi ayırmadan deniz milleri, sohbetimizin son gecesi.
Yine de sessizlik bizimkisi
Çimenler gibi, seslerin ışıldadığı
Şafak, dünyanın en ırak kepazeliğinde yitmiş bir kuş.
Bu sonuncu gece, yokluğun büyük rüzgârından mahfuz.
Trajiktir Hoşçakal'ın derinliği,
Zamanın tezahür ettiği her olayın derinliği gibi.
Ortak yıldızlara bile sahip olamayacağımızı bilmek çok acı.
Benim verandamda sükûnetse akşam,
Sabah senin sayfalarından doğacak.
Senin kışın benim yazımın gölgesi,
Işığın da benim gölgemin hâlesi olacak.
Birlikte devam ediyoruz yine.
İki sesimiz bizim, bir oluyor yine
Gün batımının yeğinliği ve sevecenliği gibi"
Jorge Luis Borges