Haritası ve dümeni olmayan bir gemi gibiydi, gidebileceği bir limanı da yoktu. Hayatı kendi akışına bırakmak en kolay yoldu ama o da bir tür yaşamak sayılırdı ve onun canını yakan şey de buydu zaten, yani yaşamak...
Eve dönerken, bisküvileri, çikolatayı, elmaları ve parayı yolun kenarındaki uzun çalılıkların arasına atıyoruz.
Saçlarımızdaki okşayışı atmak mümkün değil.