Tüm ruhlar, anlatıcının, dünyanın ve zamanın dışındaki bir şehirde, Oxford Üniversitesi'nde geçirdiği sislerle kaplı, tuhaf iki yılın hikayesidir.
Muammalarla ve entrikalarla, resmi törenlerle ve çılgın akşam yemekleriyle, gizli geçmişlerle ve hastalıklı şimdiki zamanlarla dolu bir dünyada anlatıcı, kendi çılgınlığını ve kendi hikayesini naftalinde saklanmış bu şehrin sakinleriyle örmeye koyulur.
Tüm RuhlarJavier Marias · Yapı Kredi Yayınları · 2020194 okunma
Aşk tam anlamıyla bir olasılık değil, daha çok olanaksız olarak görülebilecek bir şeyin aşılmasıdır. (...) Başlangıçta ilan edilen aşk aynı zamanda 'yeniden ilan edilmeli'dir. Bu yüzden aşk, ayrıca şiddetli varoluş bunalımlarının kökenidir: her gerçekliği bulma yöntemi gibi.
"Çok bekledim bunu inan
Aç bana yüreğini"
Bazen onlarca cümle kurarsın ama tek bir satırı söylemeye gücün yoktur. Bazen onlarca cümleden tek bir tanesidir beklediğin. Döner durur aklında satırlar, kelimeler, heceler... Anlar kazılı kalır hatıralarında. İlk günkü gibi, elini uzatsan oradadır. Ama ulaşamazsın, ya da aslında hiç yoktular.
Ne korkular azad etmişsindir onun için. Kayboluşlar, ne çırpınışlar, ah ne telaşlar...
Sonu olmalı mıydı? Cesaretin, umudun, heveslerin...
Biz başımızı hep söylediklerimizden ötürü derde sokarız, yaptıklarımızdan ötürü değil. Söylediklerimizden ya da yaptığımızı söylediklerimizden ötürü, başkalarının söylediklerinden ve yaptıklarımızdan ötürü değil.