Mrt krc

Mrt krc
@Murat1252
Bir su damlası gibi olabilmenin gücü
Bir damla düşünelim, denizlerin dalgasından sıçrayan bir damla, yağmur yağarken düşen bir damla veya yağmur yağdıktan sonra ağaç dalından sarkan bir damla. Her bir damla bir araya gelir, birikir; birikinti olur birikintiler de bir araya gelir ve en son da deniz büyüklüğünde kocaman bir yapı olur. Ne kadar ilginç değil mi bir damla ile küçülmez veya büyümezler ama denizi oluşturan yine o küçük damlalardır. İnsana gelelim, insanlar da tıpkı bir damla gibi koskoca bir denizin içine düşerler yani toplumun içine girip o toplumun bir üyesi olurlar, bir hayatları olur işte o hayat her bir insan damlasının denizi olur bu defa. O denizi kendi hayatlarımız sanmaktayız. Genelde 'benim hayatım' deriz dimi sahipleniriz hayatımızı oysa bizim ilk anda kendimize ait bir hayatımız yoktur. Damla denize düşmeden önce yine bir su damlasıdır ama denizi yoktur, insan da topluma girmeden bir hayata sahip değildir toplumda ilişkiler kurdukça bir hayatı olur. İlk anda hayatsız olan insan, gözünü dünyaya açar açmaz çevresindeki insanları fark eder mi etmez mi bilemeyiz ama daha o andan itibaren yanındakilerin sevgisini, merhametini almıştır. Biraz büyüyüp çocukluk yaşında yine sevgisini, eğitimini almıştır. Sonra; gençliğinde heyecanını, yetişkinliğinde saygınlığını, yaşlılıkta tecrübesini ve buna benzer daha nice zamanlarda, nice hayatının oluşması için gereken şeyleri hep parça parça almıştır. 'Almıştır' kelimesi önemli, dedik ya gözümüzü açmadan bir saniye önce şahsi bir hayatımız yoktu zaman içinde hep parça parça başka birilerinden alıp kendi hayatımızı oluşturduk ve oluşturmaya devam ediyoruz. Tıpkı bir yağmur damlasının buluttan düşüp denizdeki yerini bulması gibi. Peki o yağmurun damlası hep berrak bir denizin ortasına mı düşer? Elbette hayır bazen kirli bir dereye, pis bir bataklığa
İnsan ve Hayat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yaşamımızdaki hayat
Ben, sen, o, bizler hepimiz annemiz, babamız, eşimiz, sevgilimiz, çocuğumuz hepimiz, herkes zamanında el kadar bebeklerdik. Dünya denilen bu yere yaşamaya geldik ve her birimizin yaşamına farklı hayatlar girdi belki girmeye de devam edecek. Öyle ya yaşam dediğin şey su içmek, yemek yemek, barınmak ve sonra da ölmektir. Tüm bunlar iyi de olabilir kötü de olabilir işin orasında değiliz ama hayatlarımız öyle mi? Yediğin yemeği beğenmeyebilirsin kaldığın evden memnun olmayabilirsin hatta işinden okulundan çok hoşnut olmayabilirsin ama tüm bunları ya çalışarak ya değiştirerek bir şekilde istediğin şekli elde edebilirsin ya da değiştiremezsin ama memnun olmadan da dayanır, mücadele edersin. Çünkü bunlar teknik şeyler. Bir şey yerine başka bir şeyi tercih edersin olay çözülür. Ya hayatımız? Hayat dediğin şey nedir? Hemen hemen herkes hayat ile yaşamı aynı şeyler olarak da görebilir ama hayatın bizde farklı bir anlamı da var. 'Hayatım' derken herkesin kendince bir tanımı vardır. Ama anlamın özü şudur: yaşamıma hayat verdin. Herkes bir şekilde yaşamını devam ettirir. Yaşamını devam ettirirken de ilk cümlede bahsettiğim tüm o kişiler bize bir hayat verir hatta her biri birer hayat verir. Herkes, diğer tüm herkes ile kendi yaşamına hayatlar alır ve herkesten aldığı birer parça şey ile kendi hayatı oluşur. Onlar bize birşeyler vermezse bizim zaten bir hayatımız olmaz yemeğimizi yer suyumuzu içer zamanımız gelince de ölürdük. Dahası bu döngünün tamamlanmasını beklerdik. Ama hayatınızın bitmesini bekleyemeyiz sevdiklerimizin, değer verdiklerimizin hep yaşamımızda olup bizlere o hayatı parça parça vermelerini isteriz bunun devamının kesilmeyeceğini bilmek isteriz. Tabiki bunlardan emin olduklarımız vardır ailemiz mesela herkesin ailesi o hayatı kişiye vermeye devam eder.
İnsan ve Hayat

Mrt krc

, bir kitap okudu
Puan vermedi·136 syf.·
Beğendi
·
2023 1. kitabı
Yeşim Türköz
8.3/10 · 4.613 okunma

Mrt krc

, 1000Kitap'a katıldı.