Bilmek veya bilmediğini bilmek hayatın anahtarı diyebilir miyiz, okumak; ufkumu, beyni mi, yaşamı mı, iletişimi mi ve karakteri mi olumlu yönde geliştirdiğini hissettikce daha fazla ve bilinçli okumak istiyorum.
Mezopotamya, Mısır, Grek, Roma, İslam ve Rönesans sonrası Batı medeniyetleri, insanlığın bir akış içinde kendini gerçekleştirdiğinin vazgeçilmez hikayesidir.
Bu medeniyet akışının içinde de iki çizgi çatışmıştır; gerçek ve yalan, ak ve kara, inanç ve inkar, adalet ve zülüm, Peygamberler ve tiranlar karşı karşıya gelmişler, bir bölümü medeniyetin pozitif yanını örerken, öbür bölümü negatif yanını yaşatmaya çalışmıştır.
İnsanlık tekrar bu medeniyet muhasebesini yapmak ve Peygamberlerin yolu olan hakikat medeniyetine dönerek yenilenmek, tazelenmek, yeni bir ruh ve hayat kazanmak, dirilmek zorundadır; insanlığın ruhu bu yeniden doğuşa gebedir.
Artık çağımızda bölge bölge diriliş değil, bütün insanlığın dirilişi söz konusu olmaya başlamıştır.
Sezai KARAKOÇ - İnsanlığın Dirilişi
Her insanın içinde bir toplum, bir insanlık yatmaktadır, Her insanın içinde bir tarih yapmaktadır. Onun içindir ki, insan, yetenek ve imkanlarıyla sınırlı olarak, yalnız kendinden değil, mensup olduğu toplumdan, medeniyetten, çağdan ve tüm insanlıktan sorumludur.
Hakikat, hem çok açıkta, hem çok gizlidir. Açıkta oluşu, gizli oluşunu unutturarak, insanı yanıltmakta ve kendini ona sahip sanma yanılgısına düşürmektedir.