Bir gün Faslı bir dilenci, Halep tüccarlarına şöyle diyordu: "Ey zenginler! Eğer sizde insaf, bizde de kanaat olsaydı, dilenmek âdeti dünyadan kalkardı."
Hz. Osman'ın evini muhasara altında tutan asiler, hem eyalet valilerinin başkente gönderecekleri askerlerin ulaşacağı, hem de diğer şehirlerden hac için gelen Müslümanların kendilerine engel olacakları endişesiyle bir an önce halifenin öldürülmesi gerektiğine karar verdiler. Bunun için kuşatmanın kırkıncı gününde onun evine saldırdılar. İsyancılardan Gafiki b Harb elindeki demirle halifeye vurarak yaralanmasına sebep oldu. Bu esnada Sevdân b. Humrân'ın salladığı kılıç onu korumaya çalışan hanımı Nâile'nin parmaklarını kesti. Saldırganlar daha sonra hep birlikte saldırarak halifeyi şehit ettiler.
Daha çocukken ibadeti sever, gece kalkar namaz kılardım, aynı derecede günahtan da sakınırdım. Bir gece babamın hizmetinde bulunuyordum. Bütün gece uyumadım ve Kur'ân-ı Kerîm'i elimden bırakmadım. Yanımızda ki insanlar horul horul uyuyordu. Babama, "Ne olur, şunlardan bir tanesi olsun başını kaldırıp da iki rek'at namaz kılsa... sanki ölüler gibi yatıyorlar" dedim. Babam dedi ki: "Evladım, keşke sen de uyusaydın da, onların gıybetinde bulunmasaydın!"