Ahlâ, bir alıntı ekledi.
Dün 17:15 · 9/10 puan

Hayat bir kum saati ise, insan onun içine neler doldurduğuna ve zaman deliğinden neler akıttığına bir baksın. Kaç tane dünya, kaç tane ahiret işi? Kaç tane zikir, şükür, iyilik? Kaç tane alay, gıybet, dedikodu? Ne yapacağını bilmiyorsan Allah sana öğretir. Yeter ki sakin ol ve öğrenmek için Rabbine yalvarıp yakar. Başımıza gelen en feci felaket, bir sürü bâtıl inancı, öfkeyi, kini soktuğumuz dinimizi bozarak Allah’ın doğru yolundan uzaklaştırmış olmamızdır.

Yüreğimde Rabbim, Muhammed BozdağYüreğimde Rabbim, Muhammed Bozdağ
•Muhayyîr•, bir alıntı ekledi.
25 May 01:00 · Kitabı okuyor · Beğendi

Üstadımız ne kimseyi zemmeder ve ne de yanında kimseyi gıybet ettirir. Bunlardan aslâ hoşlanmaz. Kusur ve hataları setrederler. Hem o kadar hüsn-ü zanna mâliktir ki, hattâ kendisi hakkında bir nâseza söz tebliğ edene; “Hâşâ, bu yalandır. Bu sözü söyledi dediğin zât, böyle söylemez.” buyururlar.

Tarihçe-i Hayat, Bediüzzaman Said NursîTarihçe-i Hayat, Bediüzzaman Said Nursî

Kulu, kula şikayet edersen; gıybet olur. Kulu Allah'a anlatırsan; DUA olur.

Resul, Uhuvvet Risalesi'ni inceledi.
21 May 17:18 · Kitabı okudu · 1 günde · 10/10 puan

.. Her insan aynı değil, olamaz da. İnsanlar birbirinden farklı olduğu gibi, görüşleri, fikirleri, düşünceleri de farklı farklıdır. Kimseye zorla bir fikri kabul ettiremezsin. Fikirlerin senin için var. Başka insanları, senin fikirlerine katılmıyor diye dışlayamazsın. Senin fikirlerin veya yaptığın mesleğin daha güzel olabilir ama, en güzel benim fikrimdir, benim mesleğimdir.. benim.. ben.. ben.. diyemezsin.

   Haklı olabilirsin ama, haklı olmak, her zaman kurtarmıyor insanı. Senin haklı olman, karşındaki insanın haksız olduğu anlamına gelmiyor. Onunla alay etmene, onu dışlamaya olanak sağlamıyor. Herkes kendince haklıdır zâten.

   Ne var ki, herkesin kendine âit fikirleri, kendine has düşünme tarzı, kişiliğine has görüşleri, aklına uygun bakış açıları var. İster katılırsın, ister katılmazsın, istersen de redd edersin.. ama küçümseyerek, dışlayarak, alay ederek yaklaşamazsın kimseye. Birinde kusur arayacaksan, önce kendine bakmalısın.. kusursuz musun? Değilsin.. kimse kusursuz değildir. Birilerine bir şeyler söyleyeceksen, söylemeden önce, kendini onun yerine koy, bin kere düşün, ona göre davran, ona göre söyle....

   Yukarıda yazılanların muhâtâbı kendi nefsimdir. Kimse üzerine alınmasın, "Acabâ bana mı diyor" diye :)

   İsminden de görüldüğü üzere mu'minler arasındaki uhuvvetten, kardeşlikten bahseden bu muhteşem kitap; Bediuzzaman hazretlerinin "Mektubat" eserinden alıntı olup, Yirmiikinci Mektubun Birinci ve İkinci Mebhas'larının broşür hâlinde neşrolunmuş versiyonudur.

   "Hak yalnız bizim tuttuğumuz yoldur, diğer yolların hepsi yanlıştır" gibi kalbe gelen şeytâni düşüncelerden sakınmak için bu kitabı okumanızı, okutmanızı cân-ı gönülden tavsiye ederim..

   Üstad, Uhuvvet Risalesiyle ufkumuza yeni yeni pencereler açıyor; mu'minler arasındaki birliğin, uhuvvetin, kardeşliğin, saygının, sevginin, ihlâsın ne olduğunu, nasıl yaşandığını öyle güzel bir üslûb kullanarak dile getiriyor ki; okudukça, ne kadar noksan kaldığımı görmemek için, "Hayır ben öyle değilim, bana demiyor, başkaları için söylüyor" gibi düşüncelere kapılsamda, nihâyetinde noksanlığımın parlak bir şekilde gün yüzüne çıkarılıp,  gözüme gözüme sokulmasından kendimi kurtaramamış ve iknâ olmaya mecbur kalmıştım desem yeridir..

  Ek olarak kitapta, "Hırs" ve "Gıybet" hakkında da çok geniş açıklamalar yer almıştır..

  Üstad, Hırsın sebeb-i mahrûmiyet olduğunu, yâni insanın bir şeyi hırs ile talep etmesinin, o şeyden mahrum kalmasına sebep olduğunu; küçük, lâkin küçük olmasıyla berâber, içinde çok büyük hakikatleri barındıran, herkesin kolaylıkla anlayabileceği misâllerle öylesine güzel izâhlar vererek isbât ediyor ki, okurken zerre kadar da olsa insanı incitmiyor, kırmıyor, dökmüyor, âsi olan nefis bile bu hakikatler karşısında teslîm-i silâh etmeğe mecbur kalıyor.

  Gıybete âit küçük bir yer var kitapta. O küçük yerde, gıybet hakkında merâk edilen her şeyden bahsediliyor. Meselâ, bu alıntıdaki gibi:

  "Gıybet odur ki: Gıybet edilen adam hazır olsa idi ve işitse idi, kerâhet edip darılacaktı.
Eğer doğru dese, zâten gıybettir.
Eğer yalan dese; hem gıybet, hem iftirâdır.
İki katlı çirkin bir günahtır."

   Her ehl-i îmanın okuması, okutması gereken kitaplardandır "Uhuvvet Risalesi" .......

   Son olarak Bediuzzaman Said Nursî hazretlerinin, kendisine kardeş olarak görüp de, ehl-i îman'a hitâben söylediği, kitabın son kısmında yer alan küçük fakat kalbinin ne kadar geniş olduğunu gösteren sözlerini, sizlerle paylaşarak, incelemeyi hitâma erdirmek istiyorum..

  "Kardeşlerimden rica ederim ki:

   "Sıkıntı veya ruh darlığından veya titizlikten veya nefis ve şeytanın desiselerine kapılmaktan veya şuursuzluktan, arkadaşlardan sudûr eden fenâ ve çirkin sözleriyle birbirine küsmesinler ve "Haysiyetime dokundu" demesinler.
Ben o fenâ sözleri kendime alıyorum.
Damarınıza dokunmasın.
Bin haysiyetim olsa, kardeşlerimin mâbeynindeki muhabbete ve samimiyete fedâ ederim."

  Said Nursî

Halise, bir alıntı ekledi.
 21 May 11:04 · Kitabı okuyor

Gıybet
Bir büyük veli kendisini çekiştiren, gıybet eden, aleyhinde atıp tutan birilerine, bir tabak nadide güzel meyve göndermiş ve:
"Duydum ki bizi gıybet etmek suretiyle, kazandığınız kendi sevaplarınızı bizim tarafa geçirtiyor, yani bize gönderiyormuşsunuz, teşekkür ederim; ben de mukabilinde size bu hediyeyi gönderiyorum." buyurmuştur.

Başmakaleler 1, Mahmud Esad Coşan (Sayfa 315)Başmakaleler 1, Mahmud Esad Coşan (Sayfa 315)
Resul, bir alıntı ekledi.
21 May 01:04 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

... gıybet, nasıl ateş odunu yer bitirir; gıybet dahi a'mal-i sâlihayı yer bitirir.

Eğer gıybet etti veyahut isteyerek dinledi; o vakit
ﺍَﻟﻠّٰﻬُﻢَّ ﺍﻏْﻔِﺮْﻟَﻨَﺎ ﻭَ ﻟِﻤَﻦِ ﺍﻏْﺘَﺒْﻨَﺎﻩُ (*)

demeli, sonra gıybet edilen adama ne vakit rast gelse, "Beni helâl et" demeli.


(*), Allahım, bizi ve gıybetini ettiğimiz zâtı mağfiret et.

(Suyûtî, el-Fethu'l-Kebîr, 1:87)

Uhuvvet Risalesi, Bediüzzaman Said NursîUhuvvet Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Resul, bir alıntı ekledi.
21 May 01:00 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Gıybet odur ki: Gıybet edilen adam hazır olsa idi ve işitse idi, kerâhet edip darılacaktı.

Eğer doğru dese, zâten gıybettir.

Eğer yalan dese; hem gıybet, hem iftirâdır.
İki katlı çirkin bir günahtır.

Uhuvvet Risalesi, Bediüzzaman Said NursîUhuvvet Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Resul, bir alıntı ekledi.
21 May 00:59 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

"Düşmanıma gıybetle ceza vermekten nefsimi yüksek tutuyorum ve tenezzül etmiyorum.
Çünki gıybet; zaîf ve zelil ve aşağıların silahıdır."

Uhuvvet Risalesi, Bediüzzaman Said NursîUhuvvet Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Resul, bir alıntı ekledi.
21 May 00:58 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Gıybet, ehl-i adâvet ve hased ve inadın en çok istimâl ettikleri alçak bir silâhtır.

İzzet-i nefis sahibi, bu pis silaha tenezzül edip istimâl etmez.

Uhuvvet Risalesi, Bediüzzaman Said NursîUhuvvet Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî