Aliya ;
1. Sosyalist bir ülkede büyüme, Alman lisesinde okumuş olma ve sonrasında hukuk okumanın verdiği disipline olmuş yetişme tarzı ...
2. Çok uluslu ve çok dinli bir toplumun pozitif tüm ayrıcalıklarını da gözlemleyerek mültikültürel bir yaklaşımla hayatı okuma ve Yugoslavya’da “Müslüman öteki ” olmanın ve bu kimlikle dik durmanın verdiği özgün bir kişilik...
3. İkinci dünya savaşını yaşamış olma ve yokluk, yoksulluk çağlarında büyümüş olmanın öğrettiği kanaat ve yetinme duygusu...
4. Gençlik ve olgunluk zamanlarında, sıradışı siyasi bir figür olan Tito dönemi sosyalist Yugoslavyasının tüm siyasi tecrübelerine şahit olarak önceleri Marksist bir eğilimle dünyayı yorumlama, sonrasında tüm bu kritik ve eleştiri tecrübelerini İslamla anlamlandırma ..
5. İslam deklerasyonu adı altında “manifesto “niteliği taşıyan eseriyle bir grup arkadaşıyla muhalefet etme cesaretini göstererek ve tutsak olarak zindanda kalmanın verdiği bedelleri göze alarak inancındaki kararlılığı gösterme..Bilgi, inanç, tecrübe ve öznel koşulları harmanlayan bir zekadır Aliya.
6. Aliya, orantısız bir savaşın tüm kışkırtıcılığına rağmen en önemli silahı adalet duygusunu elden bırakmadan bağımsızlık mücadelesi vermiş ve özünden kopmuş bir milletin, Aliya’nın başkomutanlığında savaşı hayra ve özünü hatırlama çaba ve serüvenine dönüştürmüştür. Bunda önemli ölçüde başarılı olduğu da söylenebilinir.
7. En önemli vasfı, islam dünyasının gerilemesine başat neden olan gelenek ve statükocu düşünce mekteplerine karşı yaptığı nazik eleştirileri. Bu hassasiyet onu okullarda eleştiri ve kritik yapma dersleri konulması gereğini düşündürtmüştür.
8. Onun hayatı sadece bir kahramanlık öyküsü değil, bilgeliğin de öyküsü. İslam ile hristiyanlığı hoşgörü aldatmacılığı içinde kaynaştırma bedbahtlığına girmeden,