Batının Karanlığına Işık Tutan Aydınlık Yüz: Kurtuba ve Endülüslü Yüzyıllar
Batı yakasında yaşanmış İslam’ın kalbi durumunda olan Kurtuba, geçmişinde büyük bir medeniyetin başkentlerinden biri olmuştur. Bu şehrin sokaklarında, şehirle ilgili tarihi eserlerde, şehrin ismiyle maruf camisinde/medresesinde ve kadim kitaplarda, bu medeniyetin izlerini takip eden Garaudy, Batının herkesi inandırmak istediği gibi kerameti kendinden menkul(!) olmadığını, aksine ilk izlerinin/köklerinin Endülüs’te aranması gerektiği sonucunu çıkarmaktadır. Bu hususta geniş bir külliyatın içinden çıkardığı belge ve gözlemlerle bu kitabı
doğuran kritik ve sonuçlara ulaşmıştır.
Roger Garaudy birikimlerini sadece bu eserle sınırlandırmamış bu medeniyetin kalbinde yani Kurtuba’da (Cordoba) “La Casa Andalusí” isminde bir müzede kurmayı başarmıştır.
Kitabı önemli kılan konuları şu alt başlıklar altında toplayabiliriz.
- Garaudy’nin Müslüman Endülüs'te olup bitenleri anlatmaktan maksadı, kendi ifadesiyle şanlı bir ölüye bir anıt mezar inşa etmek değil, aksine Endülüs'teki İslam düşüncesi ile Yahudi, Hıristiyan düşüncesinin çarpıcı birlik ve beraberlik anlayışını, ruhunu günümüze taşımaktır. Günümüzün uygarlığının aşkın ve içkin buhranlarını içinde barındırdığını bunun ancak birbirinden ayrılmaz bir şekilde hem Musevi hem İsevi, hem de İslami olan İbrahimi geleneğin bakış açısından yola çıkarak çözülebilir olabileceğine kanaat getirir. Neden mi? “Çünkü gayeler ve iman üzerinde tefekkür, ekonomik büyüme konusunun olduğu kadar, nükleer silahlanma, uzayın fethi, biyolojide genetik manipülasyon konularının da ahlaki boyutlarını tartışmaya açacaktır. Zaten önemli olan da yeni güç ve imkânlarımızı insani, yani ilahi gayelere yönelik olarak düzenleyebilmektir” der. Bunun olası olduğunu ve tarihte karşılığının