Kaostaki insanlar öğrenemezler. Denize ve gökyüzüne, bitkilerle hayvanlara neler yaptıklarını anlayamazlar. Onları öldürdüklerini ve sonunda kendilerini öldürerek yok olacaklarını anlayamazlar. Sayıları çoktur, her biri bilerek veya bilmeyerek birer parça öldürür. Dur derseniz, sizi işitmezler bile.
Kötü insanlar neden mi böyle yapıyorlardı? Para yüzünden. Para görünmezdi, tıpkı Siktir gibi. Para onlara yardım eder sanıyorlardı; Siktir'den daha iyi bir yardımcı olduğunu düşünüyorlardı. Oysa yanılıyorlardı. Para onların yardımcısı değildi. Tam ihtiyacın olduğu anda Para gider. Fakat Siktir kalır, çok sadıktır.
Düşünceler beyninde tuhaf ve darmadağın bağlantılar halinde, hızla ve anlaşılan mantıksızca akıyor: Duyguların anıları ya da anılarla ilgili duygular gibiler. Başka bir deyişle, gerçek değilmiş gibiler. Bunları, bu güç alanı hissini, incitme ya da koruma arzusunu düşünmek nasıl gerçek olabilir? Gerçek şeyler maddi dünyaya aittir. Duygular, anılar, düşünceler, hayaller: İşte bunlar objektif gerçeklik âleminin, kapsadığı her şey gerçek olan, bir kar küresi gibi kusursuz ve bağımsız âlemin alanı dışındadır. Peki babaları nerede şimdi? O âlemin içinde mi, dışında mı? Bir hakikat mi, gerçeklik mi yoksa yalnızca bir anı, duygu mu?