Lerze i İstitar ü İstigna

Lerze i İstitar ü İstigna
@Mustafa52y
ORMAN MUHAFAZA MEMURU -Yek katre-i hünest,sad hezeran endişe -Derd çoh,hem-derd yoh,düşmen kavi,tal'i zebun Instagram;@mustafaglc52
hikaye senin dudaklarin pembe ellerin beyaz, al tut ellerimi bebek tut biraz! benim dogdugum köylerde ceviz agaçlari yoktu, ben bu yüzden serinlige hasretim oksa biraz! benim dogdugum köylerde bugday tarlalari yoktu, dagit saçlarini bebek savur biraz! benim dogdugum köyleri aksamlari eskiyalar basardi. ben bu yüzden yalnizligi hiç sevmem konus biraz! benim dogdugum köylerde simal rüzgarlari eserdi, ve bu yüzden dudaklarim çatlaktir öp biraz! sen türkiye gibi aydinlik ve güzelsin! benim dogdugum köyler de güzeldi, sen de anlat dogdugun yerleri,
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Denedim. Soğuk sular dökünüp fırladım sokaklara sorular sordum nice kara sıfatları üstüme alaraktan ipte boynum, ağzım şehvet yalaklarında çapraştım, and içip ayna kırdım doğadan bir vahiy bekledimse boşuna baktım akşam herkesin kabul ettiği kadar akşamdı hiç bir meşru yanı kalmamıştı hayatımın. İsmet Özel
Şiir
''neye uzattıysak elimiz bir arşın bizden ırak, kayıyor gözyaşlarının göğerttiği ne varsa gövdemizden. saklı kim, biz. sırlı kim, biz. kimdir sığıntı, biziz.''
Azan bir hevestir artık tanyeri söküp gövdesinde bir cehennem parçalamak ister insan şehrin defterini dürüp uzanmak ister yanına üstümüzü kuş sesinden bir lekeyle örtmeli umudumuzu kapamaya gelen makinaları bütün çirkefini şehrin çarptırıp aşkımıza solumak gece terlemek gece gece çarşaflara... İsmet Özel
Şiir
OLVİDO Hoyrattır bu akşam üzerleri daima! Gün saltanatıyla gitti mi bir defa Yalnızlığımızla doldurup her yeri Bir renk çığlığı içinde bahçemizden, Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan Lavanta çiçeği kokan kederleri; Hoyrattır bu akşam üstüleri daima! Dalga dalga hücum edip pişmanlıklar Unutuşun o tunç kapısını zorlar Ve ruh atılan oklarla delik deşik. İşte doğduğun eski evdesin birden, Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven Susmuş ninnilerle gıcırdıyor beşik Ve cümle yitikler, mağluplar, mahzunlar… Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir Kağıtlarda yarım bırakılmış şiir; İnsan yağmur kokan bir sabaha karşı Hatırlar gibi bir gün camı açtığını, Duran bir bulutu, bir kuş uçtuğunu, Çöküp peynir ekmek yediği bir taşı… Bütün bunlar aşkın güzelliğiyledir. Aşklar uçup gitmiş olmalı bir yazla Halay çeken kızlar misali kol kola. Ya sizler! Ey geçmiş zaman etekleri, İhtiyar ağaçlı, kuytu bahçelerden Ay ışığı gibi sürüklenip giden; Geceye bırakıp yorgun erkekleri Salınan etekler fısıltıyla, nazla.
Şiir