Lerze i İstitar ü İstigna

Lerze i İstitar ü İstigna
@Mustafa52y
ORMAN MUHAFAZA MEMURU -Yek katre-i hünest,sad hezeran endişe -Derd çoh,hem-derd yoh,düşmen kavi,tal'i zebun Instagram;@mustafaglc52
Aşk Resmi Geçidi “Gelelim sonuncuya. ona bağlandığım kadar hiçbirine bağlanmadım. sade kadın değil, insan. ne kibarlık budalası, ne malda, mülkte gözü var. eşit olsak, der, hür olsak, der. insanları sevmesini de bilir, yaşamayı sevdiği kadar." Orhan Veli Kanık
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kar
Kardır yağan üstümüze geceden, Yağmurlu, karanlık bir düşünceden, Ormanın uğultusuyla birlikte Ve dörtnala dümdüz bir mavilikte Kar yağıyor üstümüze, inceden. Sesin nerde kaldı, her günkü sesin, Unutulmuş güzel şarkılar için Bu kar gecesinde uzaktan, yoldan, Rüzgâr gibi tâ eski Anadolu’dan Sesin nerde kaldı, kar içindesin! Ne sabahtır bu mavilik, ne akşam! Uyandırmayın beni, uyanamam. Kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına, Allah aşkına, gök, deniz aşkına Yağsın kar üstümüze buram buram… Buğulandıkça yüzü her aynanın Beyaz dokusunda bu saf rüyanın Göğe uzanır – tek, tenha – bir kamış Sırf unutmak için, unutmak ey kış! Büyük yalnızlığını dünyanın. Ahmet Muhip Dıranas
Şiir
“Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilir Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç saat.”
Hayat
Geri dönmesini, yüz geri etmesini seviyor, seviyor geçtiği yollardan tersine yürümesini, bakıyor eskiden düşürdüğü bir çakı otların arasında, uyutuyor ağzında başka bir tadı var, uyanıyor başka bir güneş damarlarında. taş bir simgeymiş, yalnızlık tıka basa dolu, yaprakların savruluşu rüzgarda bir umudun suya vuran rengiymiş buluttan, bulutsa uçan kuşmuş memesinden tip tip bütün gece.
Şiir
Bazı şiirler buramı ağrıtıyor.
kısa pantolon, paslı çakı, dizde kabuk bağlamış yara kısa çakı, paslı pantolon, gözde yarası kalmış kabuk nazlan sitem et kırıl bana beni geç vakit tek başıma suya yolla bağçede yüzünü öteye çevir güle hayret ediyormuş gibi yap gülümseyerek konuş da başkalarıyla somurt, avluda sadece ikimiz kalınca kızıp en evecen adımlarınla üst kata çık en sevdiğim çiçeğin saksısı kaysın elinden derinleşsin ben içerledikçe ruhumdaki sakarlık yamru bastım iş değildi hâke çakılmak bayırdan dağ sıradağdı hangi haşin belden yol veresi gece hep süzüldü yukardan lâkayt kehkeşân altımda hep beni yutmaya çağladı nehir yetişir hecelemen sök beni bir kere en zoruma gideni yap hengâme getir çel beni tökezlet tuttur çitlere ahla istida edecek ahvâl değil kim bana kıymazsan bilebilir dünya dedikleri samut küp acılar tınladıkça bende hep seni seslendirir. İsmet Özel
Şiir