Bir argüman biri sonuç olmak üzere birden fazla ifadenin bir araya gelmesiyle oluşsa da ifadelerin bir araya gelmesi her zaman argüman oluşturmaz. Nedensellik ifadeleri, yani bir şeyin neden olduğuna dair açıklamalarımız art arda ve birlikte anlamlı bir bütün oluşturur. Ancak bu anlamlı ifadeler bütünü, zaten üzerinde anlaşılmış bir olay veya olgunun nedenini bir başka olay veya olgu ile açıklamayı amaçlıyor. Diyelim ki:
Evi boyarken babamın yardıma ihtiyacı olur diye dün akşam Ankara'ya gittim.
Bu ifadeyle anlatmak istediğim, babama yardım etme isteğimin benim Ankara'ya gitmeme neden olması. Ankara'ya gitmem, üzerinde tartıştığımız veya birini ikna etmeye çalıştığım esas iddiam değil. Ankara'ya gitme olayını açıklayabilecek bir neden sunuyorum sadece. Bu durumda, birini neden gittiğime ikna etmek için açıklama sunmuş olurum.
Açıklamanın argümanla karıştırılmasının iki nedeni var. Birincisi, açıklamada verilen neden ve sonucun argümandaki öncül ve sonuca benzemesi. Yani yapısal olarak iki ifadenin anlamlı bir bütün oluşturması. İkincisi de açıklamada nedenlerin sonuçların gerekçesi olmasıyla argümanda öncüllerin sonuçların gerekçesi olması arasındaki benzerlik. Yani her iki durumda da sonuç için gerekçe sunuyor oluşumuz, Ancak açıklama ile argümanda gerekçenin yönü birbirinin tersidir. Yani bir açıklamada esas iddia verilen nedenlerdir, sonuç değil. O yüzden sonuç ifadesini nedenin doğruluğuna ikna etmek için kullanırız. Bir argümanda ise esas iddia sonuçtur, öncüller değil . Öncülleri sonucun doğruluğuna ikna etmek için kullanırız.
Basitçe söyleyecek olursak, eğer sonuç tartışmalı değil ve verilen gerekçeler nedenselse, ifadeler bir argüman değil açıklama sunuyordur. Bir açıklamada nedenlerin sonuca bağlantısını analiz etmek, ifadelerin birbirleriyle ilişkileri