Bizim o dönem aldığımız en kritik kararlardan biri İstanbul'a teşvik vermeme kararıdır. İstanbul'un nüfusu o zaman iki milyon civarındaydı. Biz "Teşvikler Anadolu'ya yatırım yapacak, Anadolu'da istihdam oluşturacak projelere verilecek." dedik. Mesela Koç Grubu İstanbul için teşvik istiyordu, çok da ısrarcıydı. Biz "Hayır, Anadolu'ya fabrika yaparsanız olur." dedik. Koç, Arçelik'i Eskişehir'e kurmak zorunda kaldı. Bugün Eskişehir bir sanayi şehri haline geldiyse bu çabanın sonucudur.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
71 Muhtırası, 12 Eylül, 28 Şubat hepsi irtica bahanesiyle inançlı kadrolara karşı yapılmıştır. Ve bu darbelerle Türkiye’nin kalkınmasının önü kesilmiştir. İddia ediyorum, irtica yaygaralarıyla bu çabaların önü kesilmeseydi, Türkiye çok rahatlıkla bugün tıpkı Kore gibi, Japonya gibi çok ciddi bir ekonomik güce ulaşabilirdi.
Din onlara göre, felsefi idealizm olan burjuva sınıfının bir yutturmacasıdır ve esnasında bir üst yapı kurumudur. Bunun için Lenin'e göre her marksist, dinle micadele etmek zorundadır.