“Ne oluyor, diye düşündü ve birden içini korku sardı, bir an sonra kendisi de kör olacaktı sanki ve bunu şimdiden duyumsuyordu. Nefesini tuttu, bekledi. Bir şey olmadı. Ne var ki bir dakika sonra kitapları rafa koymak üzere toplarken olan oldu. Önce ellerini görmediğini fark etti, sonra kör olduğunu anladı.”
“...o adam kör oldu diye, aynı şeyin benim de başıma gelmesi gerekmez, insan körlüğe gribe yakalanır gibi yakalanmaz, şu evlerin çevresinde bir tur atarsam rahatlarım. Arabadan çıktı, kapıları kilitlemeye gerek yoktu, nasıl olsa hemen dönecekti ve uzaklaştı. Otuz adım atmamıştı ki kör oldu....”