Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Anne çığlık çığlığa haykırıyordu, bir anaya en büyük acı yaşatılıyordu. Antep ilk çocuk şehidini veriyordu. Annesini korumak isteyen bir masum çocuğun sürüklenerek hunharca şehit edilmesi sabır taşını çatlattı. Bu hadise yıllarca unutulmadı ve vefa olsun diye Antep'te bir ilçeye Kamil'in adı verildi. Şehitkamil'i herkes bilsin, asırlar sonra dahi yiğitliği unutulmasın, hatırası yaşasın diye."
Kemal Paşa söylenenlere ithafen;
"Hükümetin savaşını milletin savaşından
ayırmalıyız. Yanlış karar veren bir kumandanla o karar için can veren bir köylü aynı çerçeve içerisinde görülemez."
Hiçbirinin durduramadığı İngiliz seli, yine bir Türk, fakat bu sefer öz bir komutan, Mustafa Kemal tarafından Halep aşağısında tutulmuştur. Mustafa Kemal'in orada seçtiği savuma hattı, Milli Misak'taki Türkiye sınırı idi.
"Hele çöl bedevilerinin altın ve kıymetli taştan başka dinleri yoktu.
Şeyh size kim olduğunuzu sorar, İngiliz misiniz?
-Yaşa İngiliz!
-Türk müsünüz?
-Yaşa Türk!
Nabza göre şerbet yapar altın almaya çalışırlardı. İngiliz cephesinden at kaçırıp bize satan bedeviler, dönüşlerinde bizim atları çalıp İngilizlere satarlardı. "