Hiçbirinin durduramadığı İngiliz seli, yine bir Türk, fakat bu sefer öz bir komutan, Mustafa Kemal tarafından Halep aşağısında tutulmuştur. Mustafa Kemal'in orada seçtiği savuma hattı, Milli Misak'taki Türkiye sınırı idi.
"Hele çöl bedevilerinin altın ve kıymetli taştan başka dinleri yoktu.
Şeyh size kim olduğunuzu sorar, İngiliz misiniz?
-Yaşa İngiliz!
-Türk müsünüz?
-Yaşa Türk!
Nabza göre şerbet yapar altın almaya çalışırlardı. İngiliz cephesinden at kaçırıp bize satan bedeviler, dönüşlerinde bizim atları çalıp İngilizlere satarlardı. "
"Gözyaşının hiçbir faydasının olmadığını anlamak için, Yahudilerin Kudüs'te yüzlerce yıldan beri her cumartesi günü başlarını dayayıp ağladıkları duvarı ziyaret ediniz: Yüzlerce yıllık gözyaşı, bu ağlama duvarını bir santim aşındırmamıştır."