Mustafa KÜR

Mustafa KÜR
@Mustafakur
Enerji Sistemleri Mühendisi - İKM
Lisans
Erzurum
Adıyaman, 27 Mart 1992
29 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Plevne Müdafaası
Plevne müdafaasını yakından incelemiş olan bir İngiliz diyor ki: -Nasıl hayran olmayayım Türk askerine ki, başka ordularda artık müdafaanın bile bırakılacağı bir anda onun taarruzu başlar... Bu teşhis harikadır; ve içinde, Türke ait tedbirsizlik, hattâ anlayışsızlık ithamiyle beraber hiçbir millete nasip olmamış muazzam ruh kuvvetinden, ebedî nikbinlik ve ilâhî teslimiyetten bir işaret vardır. Ve işte bu hususî nokta yalnız Türk milletine hâstır.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa
Kimsenin kimseden haberi olmaksızın, başını alıp giden bu kargaşalık esnasında, Gazi Osman Paşa, yapayalnız, hiçbir eşi ve benzeri olmayan bir çileyle yanıp tutuşan bir (enerji) merkezidir. Tıpkı Abdülhamîd...
İleride Almanya İmparatoru İkinci (Vilhelm)'e: «-Ben politika inceliklerini Abdülhamîd'ten öğrendim» Sözünü söyletecek olan Padişah, henüz o sahadaki dehasını göstermek için huzur ve fırsat bulamamış olmakla beraber Türk-Rus harbinin kötü çıkacağı besbelli olan neticesini hafifletme ve Avrupa halk vicdanında Türkler lehine bir cereyan açma mevzuunda el atmadık tedbir ve göstermedik incelik bırakmamıştı.
93 Harbi Öncesi Meclisin Vaziyeti
Heyecan büyük... Yerlerinden zıplayanlar, ellerini kaldıranlar, söz isteyenler, coşanlar, tepinenler... Mebuslardan bir hoca İslam ordusunun muzafferiyeti için dua etti, bir mebus Çar ve Rusya aleyhinde ağzına geleni söyledi; fakat işin komik tarafı şu ki, Halep mebusu Manuk isimli bir ermeni, bir müddet sonra patlayacak "Ermeni Meselesi" henüz pişirilmekteyken ayağa kalktı ve yumruklarını sıkarak Midhat Paşa üslubiyle şöyle konuştu: «-Rusya, hıristiyanları hiçbir zaman himaye etmemiş olduğu gibi, hıristiyanlar da böyle bir himayeye ihtiyaç belirtmiş değillerdi. Şimdi Türkiye hıristiyanları, her türlü ihtiyaçlarını görmeye çalışan bir hükümete sahiptirler. Ben hıristiyanım ve ermeniyim! Vilâyetimin ermeni ahalisi adına bildiririm ki, biz Rusya tarafından korunmaya muhtaç değiliz! Halimizden memnunuz ve Rusya'nın saldırışını önlemek, vatanımız ve Padişahımızı savunmak için mallarımız ve canlarımızı feda etmeye hazırız!» Alkış tufanı... Şu vatan-millet edebiyatındaki sahteliği Abdülhamîd'ten başka sezebilecek kimse yoktur.