Mustafa KÜR

Mustafa KÜR
@Mustafakur
Enerji Sistemleri Mühendisi - İKM
Lisans
Erzurum
Adıyaman, 27 Mart 1992
29 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Merhamet capcanlı bir kuştu insan kalplerinde. Cahit Zarifoğlu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım başım göğe ererdi.
Allah seni bana vermekle, bana vermediklerini tamamlamıştır.
Pâdişah'ın reisliğindeki ilk Bakanlar Heyeti toplantısı ilk defa olarak bir masanın etrafında ve oturaraktır. İlk emirlerden: -Saray masrafları incelensin ve kısılsın! Düşman kalemden çıkan ve son yarım asırlık bütün nesillere yayılan şu satırlara ve anlayışa bakınız. «-Abdülhamîd, efendiliği zamanında fevkalâde hasis olduğundan, Dolmabahçe Sarayı'na yerleşir yerleşmez, bunca gaile arasında en ziyade düşündüğü, Sarayın masraflarını azaltmak oldu.»
Cennet Mekan Sultan Abdulhamid Han...
O günlerde dünyaya gelen kızı ve kendi doğum günü... Haftasında da, Eyüb'de kılıç kuşanma merasimi... Son sırma işlemeli eyer, gümüş ve altın takımlarla süslü, süt beyaz bir arap kısrağına binmiş, tığ gibi, otuzbeşlik genç pâdişâh... Sırtında koyu lâcivert, gayet sade bir elbise, göğsünde babası ve amcasının nişanları, elleri beyaz eldivenli, mahcup bir azamet, fakat çarpıcı bir heybetle ilerliyor. Her tarafı gören gözleri, hicap ve tevâzuundan, atının ayaklarına doğru yere mıhlı... Başta ancak lagar hayvanlar üzerinde ve seyis yedeğinde kendisine ayak uydurabilen inkılâpçı Tanzimat Paşaları, ilmiye ve mülkiye erkânı... Taraf taraf, halk için sıralar ve sefirlere mahsus çadırlar... Kaynaşan bir kalabalık ve gökleri tutan bir ses: - Pâdişâhım çok yaşa! Hünkâr, tam sefir çadırlarının önüne, en kıdemlileri İngiltere elçisi (Sör Henri Elyot)un hizasına geldiği zaman bir hareket... Paşalardan biri, İngiliz Sait Paşa dikkatle kılıç alayını süzen sefirin karşısına dikiliyor ve şâhâne selâm ve iltifatı bildiriyor. Sefir bu incelikten şaşkın, yüzü kıpkırmızı ve gözleri Pâdişahda... Gözlerinde o an gizli bir alay tutuşan İkinci Abdülhamîd, sanki İngiltere sefirine şunu demek istiyor: -Şu gördüğünüz renk renk tezat içindeki kılıç alayının Sultanı, size selâm ederken hissettirmek ister ki, o, sizce bilinen oyuncak hükümdarlardan olmayacaktır!