Güzellik bu işte! Fiyatı olmayan şey, satın alınamayan şey: Bir güneşin doğuşu, yıldızlı bir gökyüzü, bir ormanın sessizliği, fırtınalı bir denizin uğultusu hep satın alınamayan şeyler bunlar. Güzellikler karşısındaki hayranlığımız bize çirkinliğimizi unutturuyor çoğu zaman.
Aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci,
Üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;
Ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?
Hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten.
İyi nişan alırdı kendini asan zenci,
Bira içmez ağlardı, babası değirmenci,
Sizden iyi olmasın, boşanmada birinci…
Çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen.
...İçinde ne tutuyorsan tutma. Sen duygularınla yaşıyorsun bastırma.
Bastırılan şey depresyona, bastırılan kızgınlık şiddete dönüşür. İfade edilmeyen tüm duygular, bir şeylere dönüşür. Bir süre sonra ne ruhumuz ne bedenimiz bu yükü taşıyamayacak hale gelir.