“Tüm insanlık, fikirlere rehberlik eden ruhani ilkelere dayanarak yaşar, gelişir. Bu fikirler kendini din, bilim, sanat, yönetim şekilleriyle ifade eder. Fikirler yükselip geliştikçe insanlık en yüksek refah, mutluluk düzeyine ulaşır. Ben de insanlığın bir parçasıyım. Dolayısıyla misyonum insanlığın bu fikirleri anlamasına, fark etmesine yardım etmektir.”
Hayatın anlamını aramaya başladığım an, yaşama ihtıyacını hissettiğim an, ayna ızdırap verici, gereksiz, lüzumsuz, gülünç hale geliyordu. Durumumun aptalca ve ümitsiz olduğunu görebildiğim için aynada gördüklerimle kendimi avutabilmem benim için artık mümkün değildi.
Kararlarım neyin doğru neyin yanlış olduğuna dayanmalıydı; insanların söylediklerine, yaptıklarına değil. Gelişmeye göre değil kendi kalbime göre kararlar vermeliydim.
Var olan her şey mantıkla açıklanabilir. Dahası, var olan her şey evrimleşmektedir. Evrimleşmenin kaynağı aydınlanmadır. Aydınlanma, kitapların, gazetelerin varlığı veya dağıtımıyla gerçekleşir.