İçimizdeki şeytanı mükemmel bir şekilde anlattı usta kalem. Ders alınacak bir roman, Ömer'in de farkında olduğu ve karşı koyamadığı bu durum karşısında kendisiyle olan hesaplaşması anlatılıyor. Bu romanda ki en masum karakter Macide
Hayatta yapmadıklarımız, yapamadıklarımız için pişmanlık duyarız, keşke dediğimiz anlar hep olmuştur ama hayat olması gerektiği gibi akar. Aslında bilmemiz gereken tek şey hayatımızın, yaşadıklarımızın, iyisiyle ve kötüsüyle tam da yaşamamız gerektiği gibi en iyi şekilde olduğudur. Gece yarısı kütüphansi almamız gereken dersleri bize detaylı bir şekilde, çeşitlendirerek aktarıyor
Hasret; Çocukluğu, gençliği, hayatı acılarla, hatalarla geçen yılları hapiste geçen bir kadın. Yolu Efe ile kesişiyor ve Efe ona UMUT oluyor. Okunması gereken yaşanmış bir hayat hikayesi.
*Nefes alıyorsan, bu , hâlâ hayatın bir parçası olduğun anlamına geliyor.
*Umudu arıyorsan umutsuzluğa yer yoktur.
*İnsanlar yardım ederken gülümsemesi yok mu, çok güzel ilaç be dostum.
*Sanki her şey ayağıma geliyor gibiydi. Plan yok, proje yok. İyi niyetimi almışım sırtıma, çıkmışım uçsuz bucaksız bir yola. Sanki Allah işimi kolaylaştırıyordu.
*Kendi derdinin dermanını ararken başka bir derde sırt çeviremezsin.
*Umutsuzluk kelimesinin içinde bile Umut var, eklerden kurtulmayı başarırsan yolun sonunda mutluluk var.
Herkesin bu kitabı okuması ve okutması gerektiğini düşünüyorum Akıcı ve sade bir dil kullanılmış. Konusu ile çok özel bir kitap ve kitaplıkların en özel yerinde olmayı sonuna kadar hakediyor💯