İtiraflarım

Lev Tolstoy
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2025 65. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2025 20:26
Sevgili Okurlar, Bugün size Lev TolstoyLev Tolstoy ’un İtiraflarımİtiraflarım kitabından söz edeceğim. Tolstoy, hem gençliğini hem öğreticilik yıllarını hem de hayatının bütün kırılma noktalarını dürüstçe önümüze koyuyor. Onun en büyük inancı mükemmelliğe ve kusursuzluğa olan inancıydı. Entelektüel olgunluğa ulaşmayı denedi, iradesini tamamlamaya, ahlaki olgunluğa erişmeye çalıştı. Ama bu arayış zamanla yerini daha farklı arzulara bıraktı: daha güçlü, daha önemli, daha meşhur, daha zengin olma isteğine… Ve bütün bunları saklamadı, dürüstçe itiraf etti. “Bir zampara ve sahtekârdım” dedi. Sonra çevresine yabancılaşarak, hem çevresindeki insanlardan hem de kendisinden tiksindiğini açık yüreklilikle dile getirdi. Tolstoy gerçeği keşfetmek istiyordu. Ama hangi gerçeği? Ve sonunda vardığı nokta şuydu: hayatın hiçbir anlamı yoktu. Peki, siz hiç kendinize sordunuz mu? Her insanın ruhunda yatan, hayatı mümkün kılan o en temel soruyu: Bugün yaptıklarımın ve yarın yapacaklarımın sonu ne olacak? Hayatımın tamamının sonunda ne olacak? Tolstoy bu soruları sordu. Biz de onunla birlikte sorduk. Ve onunla birlikte cevaplar aramaya başladık. Bu soruları sorarken, Süleyman’dan Sokrates’e, Schopenhauer’den kutsal kitaplara, bilimden felsefeye kadar pek çok kapıyı araladı. Onunla birlikte biz de bu dünyalara girdik. Ama şunu da gördük: Bilginin alanlarında yaptığı gezintiler onu mutsuzluktan kurtarmadığı gibi, daha da derin bir umutsuzluğa sürükledi. Hayatın anlamını bulmaya çalışırken, çoğu zaman yeni soruların, yeni çıkmazların içine düştü. Ve bütün bunları da dürüstçe önümüze koydu. Sorular çoğaldı:Tanrı var mı? Ben neden varım? Ben neden yaşıyorum? Bugün yaptıklarımın sonu ne olacak? İnsanlığın henüz bilmediği yönleri neler? Bir insan, kendisi gibi ne olduğunu bilmeyen insanlardan oluşan bir topluluğun
İtiraflarımLev Tolstoy · Kapra Yayıncılık · 202029,2bin okunma
9/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
Kitap'ta Tolstoy'un, çoğumuz biliyoruz ki kendisi büyük Rus yazarlarından biri, itiraflarını okuyoruz.Neden yazarlık yaptığını,nasıl tutkularına kapıldığını,işlediği suçlar ve vasat ahlaklı bir insan sayılıyor oluşu.Bunlardan az,oldukça az,hatta söz ediyor bile diyemem.Aslında itiraf denildiğinde insan bunlardan bahsedecek zannediyor ama hayır... Elli yaşındaki hastalıklı ruhi durumu,onu intihara sürükleyen soruları ve cevap bulamayışları.Ne istediğini kendininde bilemeyişi,yaşamındaki hiçbir harekete mana veremeyişi.Herşeyin sonunda biteceği ama varılacak sondan duyduğu korku,tekrar ve tekrar hayatın sorusuna cevap arayışı.Niçin yaşıyorum? Ne için çalışıyorum?İnsanın yeryüzünde sarfettiği onca çabadan onca cefadan eline geçen ne? Bu soruları çeşitli bilimlerde felsefe de arayışını , bulamıyışını,çevresindeki insanlarda aramaya koyuluşu,ve sonunda aydınlanışı, insanın yaşamının anlamını yalnızca inançta bulabileceğini.Hayatının anlamını,varlığını anlamasında tek kapı açan şeyin inanç olduğunu kavrayışını ve her türlü inancı kabul etmeye hazır bir şekilde.İslamiyet kitaplarını,buddizim kitaplarını incelemeye başlayışı,daha öncesinde Hristiyanlığı çevresindeki inanlardan incelemeye koyuluşu ve daha sonra nasıl Tanrı arayışına koyulduğunu okuyoruz...                                         *** Yazar kesinlikle o kadar samimi bir şekilde yazmış ki kesinlikle o arayışını yazdığı satırlar akıp gidiyor, sıkılmak söz konusu bile değil.Ağır ve yavaş gidiyor olmasının sebebi Tolstoy arayış ve sorgu içerisinde çırpınırken bizede bunu usulca aşılıyor olması.Bende okurken büyük ölçüde sorgularken buldum kendimi, hala sorguluyorum ama Tolstoy'un aksine benim kaçıp sığınacağım arkamı yaslayacağım bir inancım, bir tanrım vardı.Bir dine inanıyordum. E tabi birde kendime bak başın
Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · Kapra Yayıncılık · 202029,2bin okunma
İtiraflarım
8/10
·88 syf.··
2021 4. kitabı
Tolstoy'un otobiyografik kitabı olan itiraflarım bize "Neden" sorusunu sorup derin bir arayışa sürüklüyor. Tolstoy hayatının büyük bir kısmını arayışta ve cevaplanamayan sorularla boğuşarak geçirmiştir. Hissetiklerini de kitabı sayesinde anlayabiliyoruz. Toplumun dayattığı inanca körü körüne inanmamış ve bir zamanlarki inancından nefret edip onlardan uzaklaşmıştır. Arayışlarının sonunda bir sonuca varmış ve kendi inancına göre yaşamaya başlamıştır lâkin şimdi de toplum onu farklı bulup onu linçlemiştir. Halk, dostları hatta eşi bile inancına karşı çıkıp ondan uzaklaşmıştır. Tolstoy Rusya'da daha fazla yaşayamayıp Türkiye' ye kaçmak istedi. Türkiye' ye kaçış yolunda rahatsızlanıp vefat etmiştir. İtiraflarımİtiraflarım Lev TolstoyLev Tolstoy
Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · Kapra Yayıncılık · 202029,2bin okunma
9/10
·88 syf.·
2021 34. kitabı
Tolstoyun eserleri dünya çapında klasik kabul edildiği için üzerinde konuşmaya belki gerek yoktur ama bir de o eserlerinin yazarlarının ızdıraplarına tanık olmak, fikir sancılarını görmek yazara ve eserlerine olan bakışı daha da önemli kılacak diye düşünüyorum. Eserde Tolstoy kendi düşünsel ve özellikle hayatın amacına ait yer yer intiharı düşünecek kadar derin olan ızdırabını anlatmıştır. Kısa olmasına rağmen oldukça yoğun bir eser. Bu yüzden bir çırpıda okuyup aradan çıkarılacak gibi bir kitap değil aslında, üzerine düşünerek okunması lazım. Hayatın, yalnızca Allah ve ahiret varsa bir anlamı olabileceğini söylemesi, bu kitaptaki en samimi itirafıdır. Kitabı okurken inancı olmayan bir adamın nasıl ızdıraplar çektiğini ve mutsuz olduğunu gördükten sonra "Elhamdülillah, iyi ki Müslümanım, iyi ki inancım var." diye düşünmeme vesile oldu bende. Özellikle maneviyat duygularına önem veriyor ve Tolstoy gibi ölüm korkusunu ölümden sonraki hayata inanarak, bir devamlılık bulunacağı fikri ile gideren bir kişiyseniz, Tolstoy'un bu süreciyle yakınlık kurabilirsiniz. Farklı düşüncelere sahip insanlar için ise kitabın sonu hüsran olabilir. Hangi düşüncede olursanız olun, okumanızı tavsiye ederim. Spoiler "Her inancın özü, hayata ölüm tarafından yok edilemeyecek bir anlam vermesidir." İnanç, zenginliğin içinde ölen bir çarın, emek vererek çile çekmiş yaşlı kölelerin, yarı akıllı yaşlı kadınların, mutlu genç kadınların ve tutkulara kapılmış gençlerin sorularına yanıt verebilir.
1000Kitap
İtiraflarımLev Tolstoy · Kapra Yayıncılık · 202029,2bin okunma
Puan vermedi·88 syf.·
2023 94. kitabı
Savaş ve Barış ve Anna Karenina gibi gerçekçi kurgunun zirvesinde eserler ortaya koyan, Rus edebiyatının en ünlü yazarlarından Tolstoy'un iç dünyasına bir yolculuk olan İtiraflarım, ünlü yazarın yıllar süren arayışını konu alıyor. Maddi başarısı ve sosyal konumuna rağmen hayatını anlamsız bulan Lev Tolstoy'un kendini ve dini anlamaya çalıştığı denemeleri hayatı anlamaya çalışan herkese hitap ediyor. Çocukluğunda öğretilenleri geride bırakmasıyla başladığı kendini bulma yolculuğunda Tolstoy varoluşunun sebeplerini bilim, felsefe, doğunun inanışları gibi pek çok farklı yerde arıyor. arayışımı bütün bilim dallarında sürdürdüm, ama aradığımı bulmak şöyle dursun, benim gibi, hayatın anlamını bilirnde arayan hiç kimsenin de hiçbir şey bulamadığına ikna oldum. o insanlar hiçbir şey bulamamakla kalmadıkları gibi beni tam da ümitsizliğe sevk eden şeyin -yani hayatın anlamsızlığının- insanın herhangi bir şüpheye yer vermeksizin bilebileceği tek şey olduğunu açıkça da kabul etmişlerdi. cevapları her yerde aradım. hayatımı öğrenmekle geçirmiş olmamve bilim dünyasıyla olan ilişkilerim sayesinde bilimin her dalındaki bilim adamlarına ve akademisyenlere ulaşma fırsatım oldu. bana bütün bilgilerini seve seve sundular, sadece kitaplarla değil sohbet yoluyla da. öyle ki, bilimin bu hayat sorusuna dair söyleyebilecekleri elimin altındaydı…
İtiraflarımLev Tolstoy · Kapra Yayıncılık · 202029,2bin okunma
Tolstoy hakikatin peşinde...
8/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2021 33. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2021 00:30
Bu kitabın adı, " Büyük Arayış" da olabilirmiş sanki. Okuduğunuzda veya okumuşsanız da bana hak vereceksiniz muhtemelen, o kadar naif ve irdeleyen bir arayış içerisinde ki Tolstoy. Madden varlığın zirvesini görmesine rağmen vicdanı onun peşini bırakmamış ve hakikatin peşinde olmuş. Arayışını sığ sularda değil, en derinlere bata çıka yapmış. Okunmaya değer bir eser. Kesinlikle tavsiye ederim.
Hayat
İtiraflarımLev Tolstoy · Kapra Yayıncılık · 202029,2bin okunma
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2018 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2018 15:47
Yazarın genclik yıllarında bir takım inanç sorgulamaları ile inançsız olması ve kendini pozitif ilimlere vermesi ,yaşlılık dönemindeyse tam tersi her bir sorgulama sonunda inançsızlığın hiçte güzel bir şey olmadığını Allah'a inanmanın kendini iyi hissettirdiğini dile getirdiği itiraftır.
İtiraflarımLev Tolstoy · Kapra Yayıncılık · 202029,2bin okunma
Tolstoy!
8/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2021 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2021 11:16
Tolstoy Bu kitabında neden yaşadığını sorguluyor ve hayatın anlamını arıyor , okunması gereken bir kitap bana kalırsa Tolstoy hayatının bir döneminde biraz dengesini ve yolunu kaybetmiş ölüm ve yaşam arasında gidip gelmiş ama doğruyu seçmiş .
İtiraflarımLev Tolstoy · Kapra Yayıncılık · 202029,2bin okunma
Puan vermedi·
Okumayı düşündüğüm ama aramızda okumuş olan okurların fikirlerini merak ettiğim için sohbet konusu olsun istedim. Kitap hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Gelin konuşalım
İtiraflarımLev Tolstoy · Kapra Yayıncılık · 202029,2bin okunma
İtiraflarım, Felsefe?
8/10
·88 syf.··
2021 2. kitabı
Tolstoy'dan kaliteli bir özeleştiri-otobiyogafi. Hayatın amacı ve varlığının sebebini arayan Tolstoy'un yaşamının ilk zamanlarından kitabın yayımlandığı döneme değin içinde bulunduğu belirsizlik ve amaçsızlık, bunu takip eden "neden?" sorusuna cevap arayışını konu alan kitap kaliteli bir eser hüviyetinde. Okunmasını tavsiye ederim. (Not: Ancak kitap "kısa bir ROMAN" gibi değerlendirilmemeli ve mümkünse bir kere okunmamalı, sindirilmeli.)
Felsefe
İtiraflarımLev Tolstoy · Kapra Yayıncılık · 202029,2bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.