"Hayrullah Bey, malûmat cihetinden de çok mükemmel adam.
Bütün gençliğini okumakla geçirmiş. Evinde kocaman bir kütüphanesi var. Dünyada kitaptan lüzumsuz, boş şey olmadığını söylüyor, kitap yazanlar gibi, okuyanların da hayatta hiçbir şey görmeden geçip giden budalalar olduğunu iddia ediyor.
Geçen gün onu kuvvetli bir itirazla mağlûbetmek istedim:
Mademki öyle, siz niçin bu kadar çok okudunuz, hattâ beni de buna teşvik ediyorsunuz? dedim.
Bu, öyle bir itirazdı ki, akar suları durdururdu. Fakat o, hiç bozulmadı, bilakis, kahkahalarla gülerek, benim eğlenerek:
Daha iyi dedin ya, beni budala değil diye sana kim söyledi, küçük? dedi."