Bekirpaşa sokağı'ndan geçiyordum, İstiklal caddesi'nden ve bu isimler bana yabancıydı. Yıllardır bu sokaklarda yürüyor ama bu adları fark etmiyordum. Caminin elli metre ilerisinde kilisemiz vardı. Bir elli metre sonra Katolik Kilisesi, Ermeni de kalmadı ya buralarda... Üç yüz adım yürüseniz, bir üçgen çizseniz, ortasından dünyanın kültürü fışkırıyordu. Bir birimize tahammül etmeyi başarabilseydik, bu ülke çok başka bir yer olabilirdi.