Kuşkuculuğun Batı düşüncesi bakımından önemi,onun insani bir takım değer biçme etkinliklerinin dogmatizme kaymalarını engelleme yolundaki katkılarında yatmaktadır.
Aristo’nun temel eleştirisi üçüncü adam” itirazı olarak da bilinen ve eğer idealar veya formlar gölgeler dünyasının veya tekil varlıkların sebebiyse. onların da birer sebebinin olması gerektiği, bunun ise sebepler zincirine bağlı olarak sonsuza kadar sürüp gideceği yönündeki eleştiridir.
Oluşu maddenin form kazanma süreciyle izah eden Aristo’ya göre, bütün bir varlık alanı, madde ile formun, fâil bir sebebin harekete geçirmesinin sonucunda, belirli amaçları gerçekleştirecek şekilde birbiriyle ilişkiye girmesinden oluşur.
Hıristiyanlık’ta tarihin eskaton yani kurtuluş ile son bulacağı yönündeki iddianın Hegel’de, tarihsel süreç sonunda kazanılması umulan özgürlük düşüncesine, Marx’ta ise tarihin sonunda varılacak sınıfsız toplum idealine etki ettiği açıktır.