İnsanlara baktım ve gördüm;
Herkes, bir şeyi seçmiş ve bu sevgililerin çoğu, onlara ölüm yatağına kadar,
bazıları öldüğü vakte kadar, bazıları da mezâra girinceye kadar, arkadaşlık ediyor ve sonra onları yalnız ve zavallı olarak bırakıp ayrılıyorlar.
Onunla berâber kimse mezâra girmiyor, derd ortağı olmuyor.
Bu hâli görünce, düşündüm ve kendime dedim ki, dünyâda öyle bir dost seçmeliyim ki, mezâra benimle gelsin, bana orada arkadaşlık etsin.
Aradım, taradım, Allahü Teâlâya yapılan ibâdetlerden başka böyle sâdık bir sevgili
bulunmadığını gördüm. Dost olarak onları seçdim ve onlara sarıldım.
Kur’ân-ı Kerîm'i öğrenmeden ve namâzı,
abdesti, orucu, farzları, harâmları okumadan, bilmeden para kazanmaya kalkışmak, herkesten fazla zengin olmak için doktorluk, mühendislik, edebiyyât, hukuk ilimleriyle uğraşmak, ömrü boş yere harcamak olur.