Mukadderâtın Mâhkumu

88 syf.
İmam Gazali
9.5/10 · 6,5bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
youtu.be/d8nIS-gUSIo بشنو اين نى چون حكايت مى‏كند از جدايى‏ها شكايت مى‏كند Bişnev in ney çün hikâyet mîküned Ez cüdâyîhâ şikâyet mîküned Dinle, bu ney neler hikâyet eder, Ayrılıklardan nasıl şikâyet eder.  

Mukadderâtın Mâhkumu

, bir kitabı okumaya başladı
Hafız-ı Şirazi
9/10 · 844 okunma
Münferit
Gencim; susmanın en yakışıksız kaldığı günler bir elbise üzerimde. Gencim; sloganik çözümlerin sadrı kahreden bozulmuşluğu sînemde. Gencim; acıları yudumlamaktan yoruldum. Gencim; beni âdem kılacak duruştan yoksunum. Tahayyül et; bir şehirsin. Bir enkazda hayalleri sayacak değilsin elbet! Hırpalanan göğsündeki zırhları teslim edecek değilsin elbet! Bir şehirsin ve birkaç şık cümleyle yiten günleri taşıyorsun sararmış benzinde. Elinde bol gündemli, az duyarlı gazete kokulu esnemeleriyle nefesini incitenler geçiyor yanıbaşından. Yatağından yorgun kalkmış köhne sîmalar her merhabada ömrünü çalıyor. İhtiyar yıkık yapılar taze umutları utandırıyor. Yaşı hürmetlilerin nasır tutmuş ellerinden medet umacak oluyorsun; nakışlı nezaketsizlik. Bu çağda kovulmanın başlığı yok. Çıkışı mühimmat ve beton tüm sokakların. Düşün; anne olmuşsun. Hiç heceli dünyanın çok anlamlı kelimelerini imrendiren öğütlerle kuşatmışsın dört yanını. Bir odada beş kişi kalan Yusuf Peygamber midir yalnızca? Dört duvar ve sen! Eşsiz yalnızlığın yüz kızartan kalabalığı. Beş kişi, sıvalı duvarların karşısında kireç gibi bir surat; 21. Yüzyıl’ın konuğusun. Anlat; bir babasın. Gönlünün Kerbelâ’sını sun gökyüzüne. Kuşları imrendir sonra kederinle. Her artan eskimişlikte nasıl azaldığını anlat. Hatırla; bir çocuktun. Mavilikti düşlerin. Anlatılanlar vardı, yapılanlar değil. Duydukların vardı, işittiklerin değil. Kanıyla acıları yoğuranlardan habersizdin henüz. Büyümek ki; bir cumartesi gülüşüydü gözünde. Büyüdün. Bir anne, bir baba, bir şehir karşıladı seni. Sarılacak duâların vardı. Kayıp ahalilerin net acıları düştü payına. Biçilen rol sahneyi usandırdı. Rüyaların bizleri görmediği günlere erdik. Dar bir sokaktı yaşamak; inceldin. Tüm söylenmesi gerekenler dilsizlere emanetti; endişelendin. Çağın
İşte Metin, İşte Kerim
Ne acaib bir zamandır hiç yaranım kalmadı. Yariğarım çıktı ağyar hiç gümanım kalmadı. Gül gibi güldükçe güller açılırdı bir zeman Ağlamadan ğayri dermanım kalmadı Bir onulmaz derde düştüm asla yoktur çaresi. Akl-ü fikrim bitti gitti izanım kalmadı. Bir acaib rüzigar esti bahar-i ömrümde. Erdi hizan gönlüme hiç hoş zemanım kalmadı. Etmedin bahtım bana yar ey felek nettim sana, Tayyar böyle zulm olur mu hanümanım kalmadı