Adı:
Hafız Divanı
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
854
Format:
Ciltli
ISBN:
9786053602330
Kitabın türü:
Çeviri:
Abdülbaki Gölpınarlı
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Yayınları
Baskılar:
Hafız Divanı
Hafız Divanı
Hafız-ı Şirazî: XIV. yüzyılda İran'da yaşamıştır.
Yaşamı hakkında günümüze ulaşan bilgilerin kesinliği de tartışmalıdır. Hafız, İran şiirine çığır açacak ölçüde önemli yenilikler getirmiştir. Şiirlerinde hayatı, dünya nimetlerini ve gündelik olaylardan kaynaklanan duyguları konu olarak işlemiştir. Meyhane, şarap, saki, dilber, gül gibi sözcükleri birer mazmun olmaktan çok gerçek anlamlarıyla kullanmıştır. Gazel dilinin kurucusu olan Hafız-ı Şirazî, sadece beyit bütünlüğü gözetilen şiirde konu bütünlüğünü gözeten ilk şairlerdendir. Şiirleri sanat çevrelerinde beğenildiği kadar halk tarafından da benimsenmiş, dîvânı halk arasında gönül ilişkileri ve talih konusunda başvurulan bir falname olarak kullanılmıştır.
Hafız'ın divanı; tasavvufta tekke, mey, rind, aşk, şarap, sarhoşluk, pir-i mügan gibi rumuzların kullanıldığı kalenderi muhabbet kültürüne aittir. Şirazi'nin ifade ettiği şekil üzerinde Fars edebi ve toplumsal kültürünün de bir miktar etkisi vardır.

Şirazi'yi meşhur eseri Bostan ve Gülistan'dan tanırız. Bu iki eser bazı otoritelerce farsça yazılabilecek en üstün belagat'a sahip kitap olarak değerlendirilmektedir. Divan'da gene aynı edebi ve zengin üslupla yazılmış olmasına rağmen, Bostan ve Gülistanda ki gibi kıssalar şeklinde değil de, beyit ve mesnevi şeklindedir. Bu eser, doğu ve batı edebiyatını da derinden etkilemiştir. Bilhassa Goethe'nin doğu batı divanında Hafız ismi ile atıf yapılan kişi Hafız Şirazi'nin ta kendisidir. Eser de bu eserdir.

Şirazi'nin eserinde ifade ettiği felsefe genel olarak, aşk şarabı ve sarhoşluk üzerine yazılmış güzellik tasvirlerini içerse de, Hafız'ın güzellik anlayışını burada okuyucu için açmayı gerekli görüyorum:
Şirazi'nin kendi döneminde yaygın olan ilahi güzellik anlayışında tecelliyat ön plandadır. Bu tecelliyat Mürşidlerde görülmekle birlikte -ki Şirazi eserinde, Mürşidleri pir-i mügan mahlası ile ifade etmiştir- en saf temiz şekli ile tecelliyata atıf yaptığı başka bir konu da vardır. Bu saf ve mükemmel tecelliyat mürşidler dışında bir de ergenliğe henüz girmemiş erkek çocuklarında da görülmektedir Hafız'a göre!
Hatta Bostan ve Gülistan'daki aşk hikayelerine dikkatlice bakarsanız, aşık ve maşuk olarak ilişkileri anlatılan çiftlerin ikisi de erkektir. Bu açıdan Bostan ve Gülistanın eşcinselliği ifade eden ilk eserlerden birisi -doğu edebiyatında ilki- olduğunu da sanırım çoğu okuyucu farketmemiştir.

Eşcinsellik konusunda herhangi bir yorum yapmak istemiyorum. Fakat ergenlik çağına girmemiş ergen çocuklara güzellik mersiyeleri yazmak benim görüşüme göre sapıklıktır. Midem kaldırmadığı için burada örnekleme yapmak istemiyorum. Kitabın edebi yönü zengin olmakla birlikte, ahlaki yönü maalesef çok çirkindir. Yok o beyitlerde farklı bir mana var diyecek okurlar da olacaktır. Bu okurları da, Şirazinin felsefesini araştırmaya davet ediyorum. Bu detayları bilerek okumanızı ve okutmanızı tavsiye eder, kanaatimce +21 hedef kitlesine uygun bulduğumu belirtmek isterim.
En başta elimdeki metin Kapı Yayınları'ndan değil MEB'nin Gölpınarlı çevirisiydi. Kapı Yayınları'nın çevirisi hakkında bir şey diyemeyeceğim.
Metinler de eskiyor, zamanla işlevsiz ve artık bu zaman seslenemiyor. Ardı sıra genellikle konu bakımından birbirinden bağımsız beyitlerden oluşan metin. İlahi ve beşeri aşktan, şaraptan, kadından, hemen her şeyin yordamından, edebinden bahsediyor. Bu arada ilahi ve beşeri aşk anlatısında oldukça yaygın bir geçişlilik olduğundan hangisinin hangisi olduğu kolaylıkla karıştırılabilir. Bu tür anlatım benim için maalesef çok da ilgi çekici değil. Ancak klasik şiire meraklı, bu şiire daha iştiyak ve yakınlık duyan okur için önerilir ve hatta benim yazdığımdan daha iyi bir yorum yazarsa sevinirim. Arkadaş inan yazacak çok şey bulamadım, anlamadım herhalde metni.
Dili ağır olsa da İlahi aşk okadar güzel anlatılmış ki anlamamak imkansız. Hafızın hikayesini bilmeden okumaya baslamayin aksi taktirde anlamanız biraz zaman alır.
Kim gelmek isterse "gel" de. Kim ne söylemek isterse "söyle" de. Bu kapıda perdeciyle kapıcının kibri, nazı yok.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hafız Divanı
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
854
Format:
Ciltli
ISBN:
9786053602330
Kitabın türü:
Çeviri:
Abdülbaki Gölpınarlı
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Yayınları
Baskılar:
Hafız Divanı
Hafız Divanı
Hafız-ı Şirazî: XIV. yüzyılda İran'da yaşamıştır.
Yaşamı hakkında günümüze ulaşan bilgilerin kesinliği de tartışmalıdır. Hafız, İran şiirine çığır açacak ölçüde önemli yenilikler getirmiştir. Şiirlerinde hayatı, dünya nimetlerini ve gündelik olaylardan kaynaklanan duyguları konu olarak işlemiştir. Meyhane, şarap, saki, dilber, gül gibi sözcükleri birer mazmun olmaktan çok gerçek anlamlarıyla kullanmıştır. Gazel dilinin kurucusu olan Hafız-ı Şirazî, sadece beyit bütünlüğü gözetilen şiirde konu bütünlüğünü gözeten ilk şairlerdendir. Şiirleri sanat çevrelerinde beğenildiği kadar halk tarafından da benimsenmiş, dîvânı halk arasında gönül ilişkileri ve talih konusunda başvurulan bir falname olarak kullanılmıştır.

Kitabı okuyanlar 28 okur

  • Resul Bulama
  • Bambukurdu

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0