Adı:
Hafız Divanı
Baskı tarihi:
Eylül 2011
Sayfa sayısı:
900
Format:
Ciltli
ISBN:
9786053602323
Kitabın türü:
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Yayınları
Baskılar:
Hafız Divanı
Hafız Divanı
Hafız Divanı Cilt 1
Hafız Divanı
Hafız Divanı
Hafız Divanı
Hafız-ı Şirazî: XIV. yüzyılda İran'da yaşamıştır.
Yaşamı hakkında günümüze ulaşan bilgilerin kesinliği de tartışmalıdır. Hafız, İran şiirine çığır açacak ölçüde önemli yenilikler getirmiştir. Şiirlerinde hayatı, dünya nimetlerini ve gündelik olaylardan kaynaklanan duyguları konu olarak işlemiştir. Meyhane, şarap, saki, dilber, gül gibi sözcükleri birer mazmun olmaktan çok gerçek anlamlarıyla kullanmıştır. Gazel dilinin kurucusu olan Hafız-ı Şirazî, sadece beyit bütünlüğü gözetilen şiirde konu bütünlüğünü gözeten ilk şairlerdendir. Şiirleri sanat çevrelerinde beğenildiği kadar halk tarafından da benimsenmiş, dîvânı halk arasında gönül ilişkileri ve talih konusunda başvurulan bir falname olarak kullanılmıştır.
476 syf.
Tavsiye olunur ki
Hâfız Divanı ; başucu kitaplarından olabilecek nitelikte bir kitap..

İçinde en etkileyeci şiirlerden birini bırakıyorum şuraya ;

Döner yine Kenân’a kaybolan Yûsuf, üzülme / Üzüntüler kulübesi gül bahçesi olur bir gün, üzülme

İyileşir durumun ey gam çeken gönül kaygılanma / Geçer bu çılgınlığın, sakinleşir başın, üzülme

Dönmese de felek bizim arzumuzca iki gün / Bir kararda kalmaz devran her zaman, üzülme

Gelirse ömrün baharı, yine çimenler üstünde / Başına gülden şemsiye çekersin ey bülbül, üzülme

Ümitsiz olma sakın ha, bilmezsin gaybın sırrını / Perde ardında olur gizli oyunlar, üzülme

Ka’be aşkıyla çölde yürüyeceksen eğer / Batsa da ayağına muğîlân dikeni, üzülme

Sevgilinin ayrılığında, rakibin sıkıntısında halimizi / Bilir hep halden hale sokan Allah, üzülme

Söküp götürürse de yokluk seli varlık temellerini ey gönül / Kaptanın Nûh ya, korkma tufandan, üzülme

Konak tehlike dolu, hedef çok uzak olsa da / Sonu olmayan bir yol yok, üzülme

Yoksulluk köşesinde, karanlık gecelerin yalnızlığında Hâfız / Oldukça virdin dua ve Kur’ân, üzülme.
Aşk bahçesinin saksağan kuşusun sen,
Sofralar sensiz olmaz bu diyarlarda,
Şarap sensiz içilmez bir dolunay daha,
Ateşinle ısıttın bu bülbülleri,
Güller senin ismine boyun eğdi bir bir,

Tasavvuf yolundan geçmiş kendisini aşkta kaybetmiş bir insanın vazgeçilmez kitabı olmalı bu eser,
Her divan ayrı bir hikaye,sembolizm ve samimiyetin iç içe geçtiği bir düğün diyebilirim.
691 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10
Hâfız-ı Şirazi' yi hep İran dizilerinde, filmlerinde duyuyor ve çok seviyordum. Şimdi onun gönlünden dökülen aşk şarabının tadını almak eşsiz bir histi. Hakkında fazlaca bilgiye sahip olmasak da,on dördüncü yüzyılın tanınan en üstün lirik şairlerinden olan Hâfız ı Şirazi çağının ötesine geçmiş, tüm insanlığa büyük bir armağan bırakmıştır. Öyle ki günümüzde hala şiirleri ezberleniyor, Şirazi'nin saba rüzgarı deva-yı illet görevini üstleniyor. Hatta Ziya Gökalp gençliğinde okuduğu Divanın kendi hayal dünyasını çokça genişlettiğinden bahsederken, günümüzde bile çoğu medresede bu Divan terennüm ediliyor. Şerhli halini okumayı çok istiyordum zira çeviri hiçbir zaman şiirin gerçekliğini hissettiremez. Lakin ancak pdf halinde bulabildim. Binaenaleyh kıymetli şairimizin üslubu o kadar yalın, akıcı ve açık ki anlatılmak istenileni hemen gösteriyor zatında. Buna rağmen eser bitince ister istemez şu cümle döküldü dilimden;
Umarım bir gün Farsça'yı öğrenirim de Hâfız'ı kendi diliyle okuyabilirim.
Bünyesinde gazel, kaside,mesnevi, kıta ve rubai türünde şiirleri barındırsa da benim en sevdiklerim gazelleri oldu. Okurken iki beyit filizlendi gönlümde;
Biri Mevlana'dan ;
'' Biz aşk çocuklarıyız, anamız aşktır bizim ''
Bir diğeri ise Gaffar Baba'dan;
'' Aşıkam meftuni canan olmayan bilmez beni ''
Diyeceğim o ki bu divanı okumanın tek kuralı şudur ki, aşık olun,Hakka aşık olun, yani
'Sundu saki badeyi içmeyen aşk nedir bilemez.'
Kitapla kalın dostlar
...
476 syf.
·8/10
En başta elimdeki metin Kapı Yayınları'ndan değil MEB'nin Gölpınarlı çevirisiydi. Kapı Yayınları'nın çevirisi hakkında bir şey diyemeyeceğim.
Metinler de eskiyor, zamanla işlevsiz ve artık bu zaman seslenemiyor. Ardı sıra genellikle konu bakımından birbirinden bağımsız beyitlerden oluşan metin. İlahi ve beşeri aşktan, şaraptan, kadından, hemen her şeyin yordamından, edebinden bahsediyor. Bu arada ilahi ve beşeri aşk anlatısında oldukça yaygın bir geçişlilik olduğundan hangisinin hangisi olduğu kolaylıkla karıştırılabilir. Bu tür anlatım benim için maalesef çok da ilgi çekici değil. Ancak klasik şiire meraklı, bu şiire daha iştiyak ve yakınlık duyan okur için önerilir ve hatta benim yazdığımdan daha iyi bir yorum yazarsa sevinirim. Arkadaş inan yazacak çok şey bulamadım, anlamadım herhalde metni.
854 syf.
·Puan vermedi
Öncelikle böyle bir eseri kendi namıma tamamlamak büyük başarı. Fakat kişisel bir düşünce olarak şiir ya da şiirsel çalışmalar asla sonlanmaz. Bir şiiri yalnızca okuyup geçmek mümkün değildir keza böyle bir eser de buluşulduğu ilk andan itibaren başucu kaynağı haline gelmiştir. Şiraz’lı Hafız Divan’ı ise büyük şairlerin zamansızlığını en iyi ıspat eden bir çalışma. Coğrafyasının ruh dünyasını, inancını, mitini en iyi yansıtan eserlerden. Özellikle İran masallarının ve daha sonraki dönemdeki minimal hikayeciliğinin yapı taşı niteliğinde. Bir çeviri olarak ise malesef tam anlamıyla ruhu karşılamıyor. Bu durum teknik bir mesele olmasının ötesinde işin ruhuyla ilgili, her çeviri biraz eksik oluyor malesef.
Kıskançlık
Aşk Büyük olunca ,Sevgi Büyük Olunca
Kıskançlık da Büyük olur ,
Bakmasına tahammül etmez yani ,
Hafız-ı Şirazi diyor ki;
Sevgilimle geziyorduk el ele haberim yok bakmışım bir Çiçeğe
Utanıyormusun dedi ve ekledi ,
Ben varken nasıl bakarsın Güle ?!!

Hafız-ı Şirazi
854 syf.
Hafız'ın Divanı
Bir kuş sesi gibi,
yıllar da geçse aynı.
Yüreğin sesi,
çağlamakta nehir gibi.
İşiten sevgililer;
tebessüm etmekte,
işve edinmekte.
Arzulu neşe serpmekte,
Hala gönüllere...

Hâfız Dîvânı tefeül edilen
kitaplardan tâdat edilmektedir.
854 syf.
·98 günde·3/10
14 yaşındaki bir kıza koskocaman bir adamın aşık olmasını anlatan bir kitap aslında. Aşk farklı sözcüklerle cümlelere dökmüş. Sadece insana değil Allah a olan aşkı da anlatmış. Böyle bir kitabı okumadıysanız bence pişmanlık duymayın.
672 syf.
·8 günde·10/10
Hafız Divanı'nın ilk cildini okudum. Aslında İş Bankası baskısını okumayı planlıyordum ama kütüphanede Ayrıntı Yayınları'nın 2 Ciltlik Hafız Divanı'nı bulunca bu baskıyı okudum. İyi ki de bu baskıyı okumuşum, çok beğendim.

Kitapta şiirlerin hem orjinaline hem de çevirisine yer verilmiş, çok da güzel olmuş. Hem Farsça bilmediğim için hem de Farsçasını okurken çok yanlış okuduğum için kulağıma hoş gelmemesi sebebiyle şiirlerin orjinallerini değil de çevirilerini okudum. Ama çok sevdiğim beyitlerin Farsçasına da zaman zaman baktım.

Divandaki çoğu şiir hoşuma gitti. Bazı şiirleri o kadar beğendim ki Farsça'yı öğrenip bu şiirleri tekrar okuyasım geldi. Buradan çeviriyi beğenmediğim zannına kapılmayın ama. Çevirmen Mehmet Kanar kitabı çok iyi çevirmiş, yapabildiği yerlerde şiirleri kafiyeli de çevirmiş ama bildiğiniz gibi şiir çevirmek roman çevirmeye benzemez, çeviri de kafiyeyi ve ölçüyü tutturamazsınız.

Yayınevini de tebrik etmek lazım. Kitabın sayfa kalitesi ve baskısı mükemmeldi, evladiyelik bir eser basmışlar. Ben bu kitabı dediğim gibi kütüphaneden alıp okudum ama ilk fırsatta satın alıp kitaplığıma koymayı düşünüyorum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hafız Divanı
Baskı tarihi:
Eylül 2011
Sayfa sayısı:
900
Format:
Ciltli
ISBN:
9786053602323
Kitabın türü:
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Yayınları
Baskılar:
Hafız Divanı
Hafız Divanı
Hafız Divanı Cilt 1
Hafız Divanı
Hafız Divanı
Hafız Divanı
Hafız-ı Şirazî: XIV. yüzyılda İran'da yaşamıştır.
Yaşamı hakkında günümüze ulaşan bilgilerin kesinliği de tartışmalıdır. Hafız, İran şiirine çığır açacak ölçüde önemli yenilikler getirmiştir. Şiirlerinde hayatı, dünya nimetlerini ve gündelik olaylardan kaynaklanan duyguları konu olarak işlemiştir. Meyhane, şarap, saki, dilber, gül gibi sözcükleri birer mazmun olmaktan çok gerçek anlamlarıyla kullanmıştır. Gazel dilinin kurucusu olan Hafız-ı Şirazî, sadece beyit bütünlüğü gözetilen şiirde konu bütünlüğünü gözeten ilk şairlerdendir. Şiirleri sanat çevrelerinde beğenildiği kadar halk tarafından da benimsenmiş, dîvânı halk arasında gönül ilişkileri ve talih konusunda başvurulan bir falname olarak kullanılmıştır.

Kitabı okuyanlar 157 okur

  • Gökhan Baysu
  • Hasan Aktaş
  • Gözde
  • BETÜL GKDMR
  • Mazlum İlhan
  • Şeyda pak
  • Furkan Gedik
  • Ali Çiçek
  • Fevziye Erdinç
  • Alican Sunal

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (10)
9
%4 (2)
8
%6 (3)
7
%2 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%2 (1)