Dinle
... Dualar belki de bazı kişilere yardımcı olur
çünkü
Tanrı öğüt vermez, suskundur.
Ve durumları düzeltmeye çalışmaz
O yalnızca dinler ve işinizi
kendinizin çözümleyeceğinize inanır.
Öyleyse lütfen dinleyin ve beni işitin.
Eğer konuşmak istiyorsanız
birkaç dakika sıranızı bekleyin
O zaman ben de sizi dinleyeceğime
söz vereyim.
Leo Buscaglia
Çocuğunu Kabul Edebilmek...Üzülmek mutlaka mutsuz olmak demek değildir. Üzüntü, yaşamın bir parçası ve her kişinin doğal duygu hakkıdır. O anda kedisi, topu veya bir arkadaşı için üzülen çocuk, gerçekten üzülüyordur,ancak anlaşıldığını, duygusunun kabul edildiğini hissederse rahatlar, daha kolay teselli bulur. Yaşamda daha büyük ve ciddi üzüntüler var diye çocuğunkini küçümsemek, inkar etmek haksızlıktır, ayrıca çocuğun anlayamayacağı boyuttur. Çocuğun üzüntüleri, duyguları kendi boyuna göre gerçek ve geçerlidir.
Soruları her zaman çok sevmişimdir. Sorular, soranı da yanıt vereni de düşündürür. Güzel, akıllı soru sormak, cevap vermekten-hele bildik cevapları vermekten-daha canlı, daha dinamiktir. İşte bu konuda çok sevdiğim bir ufak öykü: "Bilge bir baba, her gün okuldan dönen çocuğuna: 'Çocuğum, bugün doğru bir soru sordun mu?' diye sorarmış. (Lütfen dikkat! Bilge, 'Çocuğum, bugün doğru bir cevap verdin mi?' diye sormuyor!)
Hristiyan dünyasının, Avrupa'nın Güney-doğusunu ve İstanbul'u Osmanlılardan kurtarmak için en müsait ve ümitli saydığı bir anda yaptığı müşterek gayret, Varna önünde tam bir bozgunla neticelendi (10 Kasım 1444). Bu meydan muharebesini ancak geçici bir hadise sayanlara karşı onu, Doğu Avrupa tarihinin bir dönüm noktası olarak görenlere hak vermek lazımdır. Pall'e göre Varna, Bizans'ın sonu olmuştur. İstanbul'un mukadderatı orada o tarihte taayyün etmiştir. Keza bu harp "Balkanlar'da beş asır sürecek olan Türk hakimiyetini teyit etmiştir".