İnsanın derin gerçekliğini hissedebilmek için ilginç bir yaklaşım vardır, bir büyüteç alıp fotoğraftaki iki göz bebeğine ayrı ayrı bakarsınız.
O kişi ne yapmış, ne söylemiş olursa olsun, bu silinir gider, önyargı kalmaz, perde kalkar ve gördüğünüz insanla aranızda bir diyalog başlar.
Gözler adeta başka bir dil konuşur, başka duyguları ifade eder, asıl gerçekliği ifşa eder; işte bu insanın içindeki, karanlıklar ötesindeki asıl insanın sesidir.
Yapılan bir araştırmada ergenlik öncesi çocuklara hangi mesleği seçecekleri sorulmuş; ABD'li çocuklar sosyal medya ünlüsü(influencer), Çinliler ise astronot cevabını vermişlerdir.
Google'ın eski çalışanlarından Tristan Harris şu yorumu yapar:"Çin bu teknolojinin çocukları olumsuz açıdan ne kadar etkilediğini anlamış ve 'ıspanaklı'sını kendi çocuklarına,' afyon'lu sürümünü ise dünya çocuklarına sunmuştur."
"Varoluşun bütün sokaklarına girmeden varolmanın ne olduğunu bilemezsiniz."
Bir zamanlar bir psikiyatrist dostum, kendisine varoluşçu psikoterapiyi öğrenmeye gelenlere "Önce var ol, sonra gel." derdi.