Mustafa.y

Mustafa.y
@Mustyfa
SUÇUMU BÜYÜTEN AYNA Benim en uzun yolculuğum Ayın gümüşlediği o hayal gecelerde Gözlerinde gittiğimdi. Sen, bir çocuğa su veren anne Çölümü ben yarattım, biliyorum. Şimdi kirpiklerinden bıçaklar iniyor Ağzımda büyüttüğün gül ağacına. Kederle çerçeveledim bütün resimlerini -Ne çok sokak, ne çok deniz, ne çok merdiven- Nasıl acılaştı bilsen gülüşün. Boynumda kendi ellerim Bir halktan sebepler bulup yaşamaya Doğan günden çok batan güne bakıyorum. Benim en uzun yolculuğum Ey suçumu büyüten ayna Senden dönüşüm oldu. Şükrü Erbaş
Şiir
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
SON ADIN ÖLÜM SENİN Bir tadımlık dünya ömrümüz Unutuluş olarak bir gün Boşluğa eklendiğimiz... Ey kendine uzaklardan Zamanlar arayan Büyük darlığı kalbimizin Ey gitmek... Hangi hayallerle süslenirsen süslen Son adım ölüm senin... İnsan yaşarken görür güzelliği Acı bile bir dünya sevincidir sonunda Ancak yaşayanların anısı olur... Şükrü Erbaş
Şiir
Gençlikti, bir heyecan bir demdi Gelip geçti çoktan. Hangi düşü denesek Paranın eşiklerinden geçmek gerekiyordu. Yetmiyordu inanmak kurtarmaya hayatı Ve korkular gözaltları izlenmeler Uzaklaştık günden güne Eski ayak izlerimizden. Şimdi bir küldür yüreğimiz, tutuşmaz Aklımızın ateşe dayanıklı ocağında Savrulur ancak estikçe rüzgârlar... Ama neden bilmiyorum, arada bir Sen geldikçe örneğin Koltuğunda kitaplar Bir çift öğrenci görsem Ya da yollar yollar boyunca Sızlar ta derinde bir yerlerim. Acısız korkusuz, hepsi de gerçek Doldurduk işte hayatı ne varsa tek tek Kolay ve rahat bir yığın şeyle Ama neden, neden hâlâ bilmiyorum Mutlu değilim...
Şiir
ZAMANA BENZEDİK Mutluluğun geniş kapılarında Hayatın sürgüleri var. (Daracık ömrümüzde geniş sıkıntılar) Usul gülüşlerimizde hüzün lekeleri Küçük ayrıntılara yöneldik nicedir, (içedönük duygulu karamsar) İki yüzümüz vardı iki güzelliğimiz Umut ve Sevgi, kırmadan aynaları (Alın kırışığımızda aynı suçun izi var) Yalnızlık biricik benzerliğimiz oldu Payımıza düşen o yanlış ilişkilerden. (Herkese acısı kadar) Ne konuşmalarımızda tat kaldı Ne susmalarımızda bir hikmet (Hep aynı boşluğa açıldı dar kapılar) Olur olmaz şeylerden alınır kırar olduk Zamana benzedik iyice, çekilmesi zor. (Aynaların ardında aynı kirin pası var) Şükrü Erbaş
Şiir
TANIDIM SENİ Seni yalnızlığından tanıdım Kirpikleri kırık çocuk Çiğneyip durduğun dudaklarından. Gözlerin küllenmiş yangın yeriydi Bir eylül göğünün bulut kümeleri Donuk bakışlarında Hüznün nasıl da benziyordu Benim ilk gençliğime. Ellerinden tanıdım seni Yüreğinin yansısı tedirgin ellerinden. Bir uzak boşluğa yağmur yağıyordu -Anılardan anılara ince çizikler..- Yüzün bir türkü sonrasının Kederli dalgınlığında; Güldün mü, ben mi yanıldım, bilemiyorum Ağıt gibi bir alay dudak uçlarında Gücenik duruşundan tanıdım seni. Seni kendimden tanıdım çocuk Yüreği sürekli çiğnenen bir yol Gövdesi acılardan acılara köprü Biraz öfke, biraz umut, çokça onur Olan kendimden. Eğildim öptüm yıkık alnından Uzaktın, kıyamadım sessizliğine Biraz daha dedim içimden, biraz daha; Gün olur, onuru güzel çocuk
Şiir