Mustafa.y

Mustafa.y
@Mustyfa
SİTEM Ben ona, sıkıntılı güz günleri içinde Yedi renkli yaz yağmurları dilemiştim Kırmak istememiştim duygu filizlerini. Büyük bir ustalıkla susturup içimdeki uğultuyu Rüzgârımı olanca yumuşaklığı ile salmıştım üzerine İncinmesin diye tek, acıyı bile tersyüz eden İncelikli bir gülümsemeyle yüzümde. Ben ona, gittikçe soğuyan zamanlarda Sıcak bir sığınak olayım demiştim İnsanlar içinde üşüdükçe güvenle gelebileceği. Kuşların kanatları neden vardır? Bir insan neden ağlar geceleri yarı yaşma gelince? Bulutlar gökyüzünün yükü müdür süsü müdür? Tutsağı mıdır rüzgârın sevgilisi midir? Konuşayım istemiştim bir yüreğin dilince Yanıtı olmayan sularda boğmak istememiştim. Ben ona, sabah olamasam da Dingin bir ikindiüstü olayım istemiştim O her şeyin usul usul durulduğu saatlerde Gelsin, yüzünde uçuk bir gülümsemeyle Yaslasın yorgunluğunu gövdemin yaşlı çınarına Serip üstüne yapraklarımın ağırlıksız yorganını Dinlendireyim istemiştim gölgemin serinliğinde Üşütmek istememiştim. Ben ona, sevgi bir büyük deniz Ömür bir köpüktür demiştim dalgaların ucunda Uçuşan kırılan dağılan çoğalan;
Şiir
Reklam
ÇEKİLME Çocuğum benim, dalsızım, kanatsız hayal rüzgârım İnce içlenmelerle kıvrıla kıvrıla Tenimde düğümlenen duygu çıkmazım. Öpmesi gibi büyük suların engin kıyıları titreyerek Tutkular köpükler içinde İncitmeden tek bir kum taneni sürüklemeden Çekileceğim ömrünün ak örtüsü üzerinden Usulcacık, saygılı Derin kuyularına büyük yalnızlığın İzler bırakarak geride yürek çarpıntılarından İyimser, kederli Bir özge zaman arması gibi Andıkça sevgiyle Yalnızca sevgiyle ışıklanan... Yanlış kıyılarda çırpmıyor bu yaşlı deniz Bu ağır suyu bu ince kum kaldıramıyor... Şükrü Erbaş
Şiir
BANA BENZİYORSUN Alnını sıyırıp geçen akşamdır Oynama sakın, kıpırdama Öyle bir yakıştı ki duruşuna ufuk İki hazin mısra şimdi gözlerin böyle Kaşlarının kemendiyle gölgeli İki uzun, iki derin ırmak Buğular içinde akıp giden Bozma sakın aralığını kirpiklerinin. Bir aynada seyretmek istiyor İnsan kendini Hangi yaşta olursa olsun Bırak dökülsün saçlarından zaman Anıların gurubundan ince süyem duygular Büyütsün yüzünün yangınını rüzgâr Turuncu ayini içinde göklerin Öperek nar içi goncasını dudaklarının... Ey ayrılığı andıran yakınlık Ey susuş... İnce ve derin hasret Bana benziyorsun... Şükrü Erbaş
Şiir
BİR HAZİN UZAKLIK Çocukların uçurtmalarına benziyorsun Biliyor musun... Rüzgârı hiç dinmeyen bir mavilikte Güneşli sular gibi gülümsüyor yüzün. Ve ben çok aşağılarda Katı ülkesinde toprağın Tutulmuş heyecanına Titreyerek izliyorum süzülüşünü... Bir hazin hızla uzaklaşıyor her şey. Şükrü Erbaş
Şiir
AKŞAMLA GİDEN Camlarında bulut bulut gökyüzünün köpürdüğü Bir mahzun, bir mutlu pencere gibi Düşürüp kirpiklerimin ucuna çırpınan gülüşünü Gün boyu yüreğimde uğuldayan rüzgârıyla Bir çocuk bırakıp gidiyor beni her akşam Her akşam inip sessizce merdivenlerinden günün Ayrılığın ve alacakaranlığın soğuk avuçlarına... Şükrü Erbaş
Şiir
Reklam