“İçimde, filizlenip açmaya hevesli ve bi anda boynunu büküp kurumaya meyilli bi çiçek yaşar. Ben, çiçeği büyütmekten yana olmalıyım. o çiçeği görüp, besleyip, açması için elimden geleni yapmalıyım. kalbimin güzelliği görür hale gelmesi için, içinde çiçeklerin büyümesi için, kendi letafetine erişmesi için elimden geleni yapmalıyım. çiçeklere, ihtiyacı olan suyu vermeliyim. ve içimde sürekli deveran eden kelimeleri iyileştirmeliyim. iyileştirmeliyim kelimelerin hepsini.”
İnsan bazen küçücük bir umutla çıkar duaların yoluna; avuçlarında bir damla beklenti, içinde kırık ama vazgeçmeyen bir kalp taşır. Tam her şey eksilmiş gibi hissederken, hayat ansızın bambaşka güzellikler serer önüne. Bir gün gelir, geç kalmış sandığın her şeyin aslında seni en doğru zamana hazırladığını anlarsın. Sessizce ettiğin duaların göğe kaybolmadığını, sabrının görünmeyen yerlerde çiçek açtığını fark edersin. En karanlık gecelerin ardından içini aydınlatan bir huzur doğar. Yorgunluğunu alan bir haber, kalbine iyi gelen bir insan, yüzünü yeniden güldüren bir kapı çıkar karşına. Sonra dönüp geriye baktığında, seni üzen şeylerin bile seni daha güzel günlere taşıdığını görürsün. Hayat bazen eksilterek öğretir, bazen bekleterek olgunlaştırır, bazen de tam bitti dediğin yerde en güzel başlangıcı sunar. İşte o an anlarsın; sen küçücük bir damla isterken, kader senin için koskoca bir denizi çoktan hazırlamıştır