Az evvel instagramda kitap önerisi yaptığım kitabın 3 farklı mekânda çekilmiş halini posta eklediğim için bir tane yetmiyor muydu denildi... Ama biz her gün sizin aynı pozunuzun milimetrik açıdan bir tık farklısını görmeye mecbur bırakılınca bir şey demiyoruz ne tuhaf şu insanoğlu yahu!
Din ve imanın, örf ve adetin kolu kanadı altında, bir yandan öğrenen bir yandan işleyen fertlerden kurulmuş cemiyet abidesi, bir vakitler nasıl da vahdetli ve kıvamlı bir heybet arz ederdi. Büyük küçüğünü korur, küçük büyüğünü sayar; hoca talebeyi sever, talebe hocaya can verir; usta çırağa kanat açar, çırak ustaya el bağlardı.
İnsanların vakit öldürmek için çırpındığı zamanlar bitti. Artık vaktin ölü olarak doğduğu, bir gelecek ufkunun yerini "hemen şimdi"nin aldığı çağda yaşıyoruz.
Bilgi "olma"nın yardımcısıdır. Bilgi öğrenmekle elde edilmez, tefekkürle elde edilir. Ancak tefekkür bilgi ile beslenir. Yani okuyacaksın, öğreneceksin, onun üzerine tefekkür edeceksin.
Diyor rahmetli Ömer Tuğrul İnançer. Vefatının sene-i devriyesinde rahmet, minnet ve dua ile yad ediyorum. Bu dünyadan bir Ömer Tuğrul İnançer geçti, inanç eriydi, hoş bir sada bıraktı gitti...