Stanzel göre;
"Tanrısal anlatıcı genellikle, yazarın eserini yorumlamasına aracılık eden sözcüsü sayılır... Yazar tanrısal anlatıcı rolünde anlatım işlevini kurmacalaştırır ve canlandırır... Tanrısal anlatıcının konuda rol üstlenme sinden daha önemlisi onun söz konusu olaya karışması, ara konuşmalar yapmasıdır. Bu müdahalelerde tanrısal anlatıcının zihin yapısı, ilgileri, gerçeklik ilgisi, belirli şahıs ve olaylar karşısındaki tutumu, politik, sosyal ve ahlaki konulardaki tavırları kendini gösterir."
Nitekim etrafımızda gördüğümüz nesne ve varlıklar, algılayıp yorumlayabildiğimiz kadar gerçeklik kazanır. Bu açıdan sanat, bir bakış açısı tasavvurudur.
…Bu bakış açısı anlatıcı düzeyleri anlatma esasına bağlı kurmaca metinlerde anlatıma canlılık, çeşitlilik ve derinlik kazandırmak için; "anlatma- gösterme (sahneleme), tasvir (betimleme), diyalog, iç diyalog, bilinç akışı, monolog, iç monolog, iç çözümleme, montaj, mektup, geriye dönüş, özetleme, leitmotiv, metinlerarasılık, üstkurmaca, ironi ve flaschback" gibi farklı anlatım tekniklerine başvurur.
İnsanın kendini bilme, aşma ve yıkma edim ve davranışları sonrasında sosyalleşmesi, onu yaratıcı bakma, düşünme, anlatma, okuma ve yazma süreçlerinin bilgisine ulaştırır.