Uzletde vahdet, vahdet de vuslat olmamak olmaz
Heltat da şöhret, şöhret de âfet olmamak olmaz
Eşrârı çokdur nâsdan firârın eyle istihfâ
Ülfet de kesret, kesret de zahmet olmamak olmaz
Çün nev’-i insân mecbûl birbirine ezaya
Sohbet de külfet, külfet de kürbet olmamak olmaz
Zâkir huzûrı tenhâda bulur zikr û fikrinde
Halvet de rikkat, rikkat de safvet olmamak olmaz
Gâfiller ile olma mecâlis gâfil olursun.
Celset de gaybet, gaybet de nekbet olmamak olmaz
İhvân-ı ‘asrın binde birinde yoktur sadâkat
Vahşet de hikmet, hikmet de rahmet olmamak olmaz
Nefsini lâkin yeğ bilme ilden itme istikbâr
İzzetle zillet, zillet de hasret olmamak olmaz
Şâh û gedaya eyle tevâzu yirme dervişi
Hürmet de re’fet, re’fet de devlet olmamak olmaz
Uzletin şartı nefsini alçak ili hoş bilmek
Savlet de haybet, haybet de dehşet olmamak olmaz
Mü’minin dünya sicnidir zinhar rahat bulama
Zülmet de kasvet, kasvet de illet olmamak olmaz
Uzletde vahdet, vahdet de vuslat olmamak olmaz
Heltat da şöhret, şöhret de âfet olmamak olmaz
Eşrârı çokdur nâsdan firârın eyle istihfâ
Ülfet de kesret, kesret de zahmet olmamak olmaz
Çün nev’-i insân mecbûl birbirine ezaya
Sohbet de külfet, külfet de kürbet olmamak olmaz
Zâkir huzûrı tenhâda bulur zikr û fikrinde
Halvet de rikkat, rikkat de safvet olmamak olmaz
Gâfiller ile olma mecâlis gâfil olursun.
Celset de gaybet, gaybet de nekbet olmamak olmaz
İhvân-ı ‘asrın binde birinde yoktur sadâkat
Vahşet de hikmet, hikmet de rahmet olmamak olmaz
Nefsini lâkin yeğ bilme ilden itme istikbâr
İzzetle zillet, zillet de hasret olmamak olmaz
Şâh û gedaya eyle tevâzu yirme dervişi
Hürmet de re’fet, re’fet de devlet olmamak olmaz
Uzletin şartı nefsini alçak ili hoş bilmek
Savlet de haybet, haybet de dehşet olmamak olmaz
Mü’minin dünya sicnidir zinhar rahat bulama
Zülmet de kasvet, kasvet de illet olmamak olmaz
*”Zâhid bu aşkın kıymetini nereden bilebilir?
Çünkü onun huyu katı taşa benzer.”
Divan şiirinde zahid’e yüklenmek köklü bir gelenektir. Bunu yadırgadım bu yaşıma kadar. Fakat gün geçtikçe şairlerin haklılık yapı artıyor gözümde.
Zahid’ten kasıt ehl-i ilim’dir. Bu ilim ise çoğu kez Fıkıh’tır. Söz konusu ilimde derinleşen insanların dili keskinleşiyor nedense. Oysa bu büyük zat’larda tavizsiz yaşamak ile merhamet nazarıyla bakmak atbaşı gitmeli. En tatlı dil onların dili olmalı. Yukardan değil yanımızdan bakmalı.
Kuddisi Merhum bile böyle diyorsa, ohoo (: