Oğuzhan Âsım Güneş

Mücâhid ol mücâhid, mücâhid. Cehdsiz nâil-i ferzân olunmaz.
Sayfa 171·Kitabı okuyor
Reklam
Yalnızlıkta vahdet, vahdette vuslat olmazsa olmaz Halk içinde şöhret, şöhrette afet olmazsa olmaz İnsanlardan kaçınmakta pek çok hikmet vardır, sakın Ülfette çokluk ve çoklukta zahmet olmazsa olmaz. Zira insan fıtratında birbirine eziyet var Sohbette külfet, külfette eziyet olmazsa olmaz Ehl-i zikir, huzuru yalnızlıkta bulur daima Tenhada incelik, incelikte saffet olmazsa olmaz Gafillerle oturup kalkma sen de gafil olursun Laklakta gıybet, gıybette felaket olmazsa olmaz Bu devrin dostluğunda yoktur sadakat dedikleri Yabanlıkta hikmet, hikmette rahmet olmazsa olmaz Nefsini hoş görüp elaleme büyüklük taslama İzzette zillet ve zillette hasret olmazsa olmaz Şaha da dilenciye de dervişe de tevazu göster Hürmette merhamet, merhamette devlet olmazsa olmaz Uzletin şartı nefsini alçak, eli hoş bilmektir Hücumda mahrumluk, mahrumlukta dehşet olmazsa olmaz Dünya mü’minin zindanıdır asla rahatlık bulmaz Zulmette kasvet, kasvette illet olmazsa olmaz

Oğuzhan Âsım Güneş

@Muunhasir
·
Uzlet
Uzletde vahdet, vahdet de vuslat olmamak olmaz Heltat da şöhret, şöhret de âfet olmamak olmaz Eşrârı çokdur nâsdan firârın eyle istihfâ Ülfet de kesret, kesret de zahmet olmamak olmaz Çün nev’-i insân mecbûl birbirine ezaya Sohbet de külfet, külfet de kürbet olmamak olmaz Zâkir huzûrı tenhâda bulur zikr û fikrinde Halvet de rikkat, rikkat de safvet olmamak olmaz Gâfiller ile olma mecâlis gâfil olursun. Celset de gaybet, gaybet de nekbet olmamak olmaz İhvân-ı ‘asrın binde birinde yoktur sadâkat Vahşet de hikmet, hikmet de rahmet olmamak olmaz Nefsini lâkin yeğ bilme ilden itme istikbâr İzzetle zillet, zillet de hasret olmamak olmaz Şâh û gedaya eyle tevâzu yirme dervişi Hürmet de re’fet, re’fet de devlet olmamak olmaz Uzletin şartı nefsini alçak ili hoş bilmek Savlet de haybet, haybet de dehşet olmamak olmaz Mü’minin dünya sicnidir zinhar rahat bulama Zülmet de kasvet, kasvet de illet olmamak olmaz
Sayfa 164·Kitabı okuyor
Uzlet
Uzletde vahdet, vahdet de vuslat olmamak olmaz Heltat da şöhret, şöhret de âfet olmamak olmaz Eşrârı çokdur nâsdan firârın eyle istihfâ Ülfet de kesret, kesret de zahmet olmamak olmaz Çün nev’-i insân mecbûl birbirine ezaya Sohbet de külfet, külfet de kürbet olmamak olmaz Zâkir huzûrı tenhâda bulur zikr û fikrinde Halvet de rikkat, rikkat de safvet olmamak olmaz Gâfiller ile olma mecâlis gâfil olursun. Celset de gaybet, gaybet de nekbet olmamak olmaz İhvân-ı ‘asrın binde birinde yoktur sadâkat Vahşet de hikmet, hikmet de rahmet olmamak olmaz Nefsini lâkin yeğ bilme ilden itme istikbâr İzzetle zillet, zillet de hasret olmamak olmaz Şâh û gedaya eyle tevâzu yirme dervişi Hürmet de re’fet, re’fet de devlet olmamak olmaz Uzletin şartı nefsini alçak ili hoş bilmek Savlet de haybet, haybet de dehşet olmamak olmaz Mü’minin dünya sicnidir zinhar rahat bulama Zülmet de kasvet, kasvet de illet olmamak olmaz
Sayfa 164·Kitabı okuyor
*”Zâhid bu aşkın kıymetini nereden bilebilir? Çünkü onun huyu katı taşa benzer.” Divan şiirinde zahid’e yüklenmek köklü bir gelenektir. Bunu yadırgadım bu yaşıma kadar. Fakat gün geçtikçe şairlerin haklılık yapı artıyor gözümde. Zahid’ten kasıt ehl-i ilim’dir. Bu ilim ise çoğu kez Fıkıh’tır. Söz konusu ilimde derinleşen insanların dili keskinleşiyor nedense. Oysa bu büyük zat’larda tavizsiz yaşamak ile merhamet nazarıyla bakmak atbaşı gitmeli. En tatlı dil onların dili olmalı. Yukardan değil yanımızdan bakmalı. Kuddisi Merhum bile böyle diyorsa, ohoo (:

Oğuzhan Âsım Güneş

@Muunhasir
·
TF
“Ne bilsün kadrini zâhid bu ‘ışkın. Ki tab’ı câmid-i ahcâra benzer.”*
Sayfa 144·Kitabı okuyor
TF
“Ne bilsün kadrini zâhid bu ‘ışkın. Ki tab’ı câmid-i ahcâra benzer.”*
Sayfa 144·Kitabı okuyor