Oğuzhan Âsım Güneş

içimden geçmiş değildi, bu yolu çıplak ayaklarla yürümek sen isteyince, olur dedim… adımlarım şaşmadan üzerinden geçmeyi diledim kırkikindi bulutlarının, gelirken koşan yerlileri de gördüm sakalları karışmıştı birbirine belli ki dünün arefesiydi, belli ki ıskalanmıştı gözlerim
Sayfa 30 - Yakuphan Ustaoğlu - Kurtubalı Yerlilerin Paris’e Hakikat Arayışına Çıkarken Ayağının Kayması
Reklam
Aleykümselam. Bir medeniyet değil bir mahalle tasavvurudur bu. Pek bir iddiamız yok samimi, hasbi ve yakışıklı olmaktan gayrı. Elbette bunlar “muhabbet”in himayesinde çiçek açar, servileşir, güzelleşir. Nazife kardeşimin incelemesi işte bu durumun içevurumu’dur. Velhasıl, sadığız biz bize. Her ne kadar mahlemizin baldıranı, ayrık otu, iti ve bit yavrusu eksik olmasa da şerefli sözlerimizle müşerref olma luftunu onlara tattırmadan yürüyoruz. Kalemine, yüreğine ve bilcümle puştlara fistan giydiren esaslı duruşuna sağlık kardeşim.
Gönderi kullanım dışı
Akıl otorite olarak hiyerarşinin tepesine oturmayıversin, artık ‘yapabiliyor olmak’ yapmanın ölçütü haline gelmiş olacaktır. Dünya tarihi biraz da kalp ile aklın mücadelesinin tarihidir.
Sayfa 27 - Fatih Tekin - Akılla Kalp Arasında
Ömer Talha Versus Feminazi
Yamyamlık deyince aklıma feminizm geldi. Feminizmin amacı sizce nedir?
Sayfa 15 - Ömer Talha Kavas, Jean Baudrillard ile Hayali Bir Söyleşi
Medya, cinselliği bir tüketim nesnesi haline getirerek, gerçeklik ile simülasyon arasında bir ayrım oluşturur. Mesela çikolata reklamlarında, cinsellik çikolatayı tanımlayan her şeyin önüne geçmiş ve hazla bağlantı kurularak pazarlanma yoluna gidilmiştir.
Sayfa 13 - Ömer Talha Kavas, Jean Baudrillard ile Hayali Bir Söyleşi