Dinsel ve teolojik bilinç, doğrudan müdahalenin fayda etmeyeceği teşebbüslerin kurgu ve tasarısı ile uğraşmaksızın fayda ihdas edebileceği öz benliğine (kulluğa) sarf eder düşsel ve eylemsel çabalarını.
Dünyevî hedeflerin zayıfladığı, dünyadan kaçma çabasının kuvvet kazandığı bu denklem, demokratik mercekten bakıldığında "kavrayış kıtlığı" olarak izah edilir. Peki ya gerçekten öyle midir?
Devletçilik anlayışı ile irdelendiği takdirde "ihanet" isnat edilebilecek bu tavır, en haklı şekilde devletçiliğin gerekliliğini sorgulamalı.
Orhun* bu meseleyi Kur'an'daki "Mülk" kavramına referansla açıklıyor ve "devletçilik, Allah'ın Mâlik esmasına aykırı davranmaktır" diyor.
Şu halde "kutluk" geleneği ile ötelerden beri kutsal bilinen devletin ruhu, dinsel ve teolojik bilinci devletçilik ilkesinden men ediyor.
Marx'ın hristiyan devlet tin'ine dair söylediği şeylerin bize denk düşen tarafı cüzi miktarda şudur; "tarladaki iziniz silindi; harmanda yüzünüz olmasın diye."
*Bkz: @mitrailleus
Oğuzhan Âsım Güneş
@Muunhasir
·
Dinsel ve teolojik bilincin kendisi, tam bir demokraside, politik anlamdan ve dünyasal hedeflerden yoksun, dünyadan kaçma işi, kavrayış kıtlığının ifadesi, düşlem ve keyfilik ürünü olarak göründüğü ve gerçekten öteki dünyanın yaşamı olduğu için daha dinsel ve daha teolojiktir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Dinsel ve teolojik bilincin kendisi, tam bir demokraside, politik anlamdan ve dünyasal hedeflerden yoksun, dünyadan kaçma işi, kavrayış kıtlığının ifadesi, düşlem ve keyfilik ürünü olarak göründüğü ve gerçekten öteki dünyanın yaşamı olduğu için daha dinsel ve daha teolojiktir.
"İncilin ruhu"nun "incilin lafzı"ndan ayrılışı dinsel-olmayan bir edimdir, incili kutsal ruhun lafzından farklı olarak politikanın lafzıyla konuşturan devlet, insani gözlerin önünde olmasa da onun kendi dinsel gözleri önünde kutsallığa karşı saygısızlık etmiş olur.