Munis

Munis
Şiirlerim , not defterim , satırdan,sâdıra vechim ... kordergi.com/author/munis
A benim bahtı yarim Başımın tahtı yarim Yüzünde göz izi var Sana kim baktı yarim -Mani
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yol onun varlık onun, gerisi hep angarya... Necip Fazıl Kısakürek
Şiir
Güneş batıyor mihrabını hakka yönelterek Baki ediyor aldığı nefesi canana vasıl ederek Görmek değil bakmak hakikatına erenler anlıyor Güneş aslında hiç batmıyor Hakka vasıl olanlar için.. Kanat çırpıyor kelebekler Baharlara can geliyor Ve hitama erdiriyor vazifesini Can vererek kelebek Hayatı bahş edene teşekkür eder gibi Süzülerek cûş ile semada Göğe yükselmenin sessiz zikriyle Göğüde cezbe getiriyor Erenler anlıyor, görmek hakîkatine erenler Kelebekler hakikatte susmuyor Kelebekler aslında hiç ölmüyor Hakka erenler için Ölüm öldürülüyor bir kelebek dudağında.. Zaman akıyor Sabah ezanına varmak için abdest alıyor zaman Ve seccadesi seriliyor güneşin hayat bahş edene Hayatını bahş ediyor aşıklar Ateşiyle aşkın olanlar
Şiir
Düzelten değil, düzelen ol..
İnsanları düzeltirsem düzelirler deme Evvela Kendim düzelirsem insanlar düzelirler de.. Bir çok insan kişilerin işine karışmayı din adı altında istismar edebiliyor Elbetteki Nehy-i anil münker hepimizin Üzerine bir vazifedir. Fakat üzerimize her vakit farz olan namaz dahi yolcu olmak gibi çeşitli durumlarda kısaltılıp veyahut uzatılabiliyor. Tebliğ metodlarında da bu şekilde hâl, durum, muhatap ve konuya binaen değişiklik arz etmesi gerekiyor. Etrafımızda bir çok vaizin olması veyahut herkesin psikolog gibi nâsih olduğu bu çağda halen bu kadar sapkınlığa yatkın bir güruh içerisinde bulunmak bazı adımların yanlış atıldığını gösteriyor. Bu yanlış adımlardan biri de nasihat füruşluk yani söylediğini öğütlediğini yapmama hastalığı. Veli zaatların çok dikkat ettikleri bu hususa bir kıssa ile örnek verelim Bir kadın, çocuğunun çok bal yediğini ve bunun ona zarar verdiğini düşünür. Çocuğunu alıp büyük bir veli zatın yanına götürür. Bu zat genellikle Ahmed er-Rifâî veya Abdülkadir Geylânî olarak anlatılır (rivayetler farklıdır). Kadın der ki: “Efendim, bu çocuğa söyleyin de bal yemesin.” Veli zat kadına şöyle der: “Bir hafta sonra gelin.” Kadın şaşırır ama gider, bir hafta sonra tekrar gelir. Bu sefer veli zat çocuğa döner ve: “Evladım, çok bal yeme, sana zarar verir.” der. Kadın dayanamaz sorar: “Efendim, bunu geçen hafta da söyleyebilirdiniz. Neden bizi beklettiniz?” Veli zat şu ibretli cevabı verir: “Geçen hafta ben de bal yiyordum. Kendim yapmadığım bir şeyi başkasına nasıl söyleyebilirdim?” Bu hakikate sahabelerin vâkıf olduğunu abdullah ibn Masud şöyle der: “Bizden biri on ayet öğrendiğinde, onların manasını anlamadan ve gereğini yerine getirmeden diğer on ayete geçmezdi.” Ve bu hakîkatin gözle görülür örneği Mekke fethinin sonrasıdır. Peygamberimiz sav. yaklaşık
Din
Yolda olmak hiç olmaktan yeğdir..
Yolda olmak hiç olmaktan yeğdir Konuşmak susmaktan İcraat konuşmaktan Yolda olmak, olmamaktan yeğdir.. Karanlık ışığın olmama halidir Cahillik ilmin Ölüm hayatın Şer ise hayrın olmama halidir Yapmak var olmak Yapmamak yok olmaktır Yapmamak da şerre eştir İnsan yaptığı gibi yapmadığından da mesüldür Bazen en büyük kötülüğü Banane diyen işler Farkında olmaz Ümmetten banane Şehrimden banane İnsanlıktan banane Ailemden, gök yüzünde uçan kuştan Yüzü gülmeyen fecir sabahlarından Kanayan coğrafyalardan Çünkü yokluk En sinsi şerlerdendir Var iken Var etme imkanı var iken yokluğu tercih ettirecek kadar
Duygu ve Düşünce