''Bence manevi şeylere bakışımız denizin içinde güneşe bakan ve üzerlerindeki kalın su tabakasının yalnızca ince bir hava tabakası olduğunu düşünen istiridye gibi.''
''Neden hayat sigortası şirketleri ölümsüz ruhların ölüm teminatını ödüyor; hangi ebedi felç ve ölümcül, umutsuz bir trans içinde yatıyor altmış yüzyıl kadar önce ölen antik Âdem; nasıl oluyor da bulundukları yerde tarifsiz mutluluklar içinde olduklarını düşündüklerimiz için teselli bulamıyoruz; neden bütün canlılar ölüleri susturmaya bu denli çabalıyor; neden bir mezardan gelen tıkırtılar bütün kasabayı dehşete düşürür? Bütün bunların bir anlamı olmalı.''
''Ah ölüleri yeşil çayırın altında yatanlar! Çiçeklerin arasında durup -burada, işte burada yatıyor sevdiğim diyebilenler! Sizler bu insanların bağrında yatan hüznü bilemezsiniz.''