“Dün geçirdiğiniz ömür, bugünkü varlığınıza göre bir “hiç” değil midir? Hep böyle hiçliğe bağlı, günlerin birbiri ardına geçmesiyle birikmiş bütün bir ömrün toplamı da hiçten başka ne olabilir?”
“Ceza korkusuyla çekinilen kötülükler, ödül ümidiyle yapılan iyilikler, insanın yaratılışındaki çirkin hayvanlığı gidermiş sayılmaz. Güzel ahlak bizde dış etkilerle zorunlu değil, adeta yaradılıştan gelen bir şekilde kökleşerek gelişmeli, meydanda hâkim mâhkum kalmamalı, yani artık eğitilmeye muhtaç bir fert görülmemeli, cehalet bütün karanlığıyla ortadan kaldırılmalıdır.”
“Sana ilk karşılaşmamızda da söylediğim gibi, aslında iki temel duygu var: ‘sevgi’ ve ‘korku’. İki duyguyu aynı aynı anda yaşaman mümkün değil. Sevgi sadece bilinç halindeyken yaşanır.Sevgideysen kontrolü elinde tutan ve bütün hareketlerini yöneten kalbindir, ego devreye giremez. Buna karşın, zihninin gücü ele geçirmesine izin verdiğinde bu seneye geçmişe ya da geleceğe götürür. Korkunun topraklarına girersin, yani egonun krallığına. Ego değişimden korktuğu için seni harekete geçmekten alıkoyacak stratejiler üretir. Çünkü kontrol edemediği her şey onu çok korkutur.”