Hayatın manasını düşünmeden yaşamaya kodlanan modern insanın anlamsızlığı, gayesizliği bazı çıkar çevrelerinin istediği bir müşteri tipini meydana getirdi. Maneviyatı merkeze alan insan, modern-kapitalist tüketim anlayışı çarkının içine âdeta bir çivi sokar. Maneviyat, tüketim çarkına girmeyen bir insan modeli çıkarır ortaya. Hayatın anlamını nesnelerde değil kendisinde arayan insanlardır bunlar. Kendisine asli ve değişmez olanın zevki tattırılmadığı sürece insan, bozulan ve her gün değişen şeylere bağımlılığını arttıran bu çark içerisinde öğütülmeye devam etmektedir.
Post-modern insan artık anlam arayışına girmiş, kaybettiği geleneği yeniden aramaya koyulmuştur. Düşüncede, inançta, eylemde, hayatta, kısacası bütün beşerî planlarda hep bir anlam arayışı ve derine inme çabasının öne çıktığı gözlenmektedir. Modern insan için "Nasıl?" sorusu önemli iken post-modern insan için "Neden?" soru edatı daha önem kazanmıştır.