O zaman, peki, demişti Yûsuf, Züleyha'ya. Sen, görüş gücü bez parçası ile yok olan bir puttan utanıyorsun da, her yerde olanları ve olacakları bilen, her zaman da olanları ve olacakları gören, üstelik kalplerin içindeki niyetleri dahi bilen, kendisine gizli saklı olmayan benim Rabbimden neden utanmıyorsun? Sen utanmıyorsan benim ondan utanmamı neden anlamıyorsun? Üstelik ben Rabbimin gözlerini bağlayamam.