Nejat Çöçü

Ana
-Korkuyor musun? Gizlemedi. -Evet, dedi. Kentliler... Neyin nesi... Belli olmaz ki... Oğlu ona doğru eğildi ve babasınınkini andıran sinirli bir sesle: -Bu korku yüzünden mahvoluyoruz ya, hepimiz! dedi. Yöneticiler de bu korkudan yararlanıyor ve bizi daha çok korkutmaya bakıyorlar. Bil ki, insanlar korktukları sürece mahvolacaklar. Tıpkı bataklıktaki kayınlar gibi... -Korksan bile... Toplanacağız! dedi. Anası ağlayarak: -Bana kızma! Nasıl korkmayayım? Ömrümce korku içinde yaşadım. Korku ruhuma işlemiş.
Sayfa 23 - Engin Yayıncılık
Kitap Alıntısı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ana
"-Tanrı yardımcın olsun, diye ekledi. Nasıl istersen, öyle yaşa. Sana engel olmayacağım. Senden istediğim tek şey şu: Gevezelik etme. İnsanlardan sakınmak gerek. Birbirinden nefret ediyor hepsi. Hırsla, kıskançlıkla yaşıyorlar! Kötülük etmek herkesin hoşuna gidiyor. Onları suçlamaya, yargılamaya kalkıştın mı, senden nefret ederler, mahvederler seni. Eşikte, ayakta duran Pavel bu sözleri dinliyordu. Gülümseyerek yanıt verdi: -Evet, insanlar kötü. Ama, şu dünyada bir gerçeğin bulunduğunu öğrendiğimden beri, daha iyiymişler gibi geliyor bana."
Sayfa 21 - Engin Yayıncılık
Kitap Alıntısı
Ana
Pavel, okşayıcı bir sesle: -Ağlama, dedi. (Bu söz anasına, bir veda sözü gibi geldi.) Şu sürdüğümüz yaşamı düşün. Kırk yaşındasın, ama gerçekten yaşadın mı? Babam döverdi seni. Şimdi anlıyorum; acısından ileri geliyordu bunlar. Onu ezen yaşamın acılarıydı ve o, bu acıların nereden geldiğini bilmiyordu. Otuz yıl çalıştı. İşe girdiği zaman fabrika henüz iki binadan ibaretti. Yedi bina oldu bugün. Fabrikalar gelişiyor ve insanlar onların uğruna ölüyor.
Sayfa 18 - Engin Yayıncılık
Kitap Alıntısı