Nejat Çöçü

Nejat Çöçü
@NCocu
Semaver/Sarnıç
"İnsanları sevmek, hayatı sevmek ne iyi şey... Ancak insanları sevebiliriz. Bir tek insan bütün insanları nasıl sevebilir? İki türlü: Biri; çok büyük bir adam olarak. Böylesi ne iyi! Fakat kim bilir bu işin ne eziyetleri vardır: Ne işkencelerle büyük adam olunabilir. Bir de avantürye olarak insanları sevmek vardır. Bu daha çok insanları değil, hayatı sevmek demektir. Avantürye ile büyük adam arasındaki fark da; birinin insanlar, diğerinin hayat üzerindeki fazla bilgi ve sevgileridir. Don Kişot'la Cervantes arasındaki farkı anlıyorum."
Sayfa 185 - Bilgi Yayınevi
Kitap Alıntısı
Reklam
Semaver/Sarnıç
"Yanıma, sabahları gözlerimin içine bakan, akşamları beni kapımın eşiğinde bekleyen sarı bir köpek aldım. Beni her şey aldatıyordu. Mısır tarlalarından geçerek kenarına vardığım su, uzaktaki beyaz yazın içinde uyuklayan kasaba, kasabanın havuzu fıskıyeli gazinosunda tavla oynadığımız şişman tüccar, şehrin belediye bahçesinde yanına oturduğum ve küçük kızları beraberce seyrettiğimiz delikanlı, hatta şehir haricinde ceviz ağaçlarının gölgesine uzandığımız yulaf demeti saçlı boşnak çoban, hepsi, her şey, su, değirmen, gölge, güneş, mor püs-küllü çapkın mısır koçanları, her şey beni aldatıyor. Kimi zekâma, kimi hırsıma, kimi maddeme, kimi ruhuma sataşıyor. Yeis, bir kartal hızıyla kafamda kanat geriyor. Kimseyi, hiçbir şeyi sevmemek için elimi, kolumu sallayarak kendime derdi çağırıyordum. Dert, sararmış buğday tarlalarının üstünden geçen rüzgâr hışırtısıyla gelip beni buluyor. Ben bir başak gibi sallanıyordum. Ne sular şarkı söylüyordu, ne de tarlalarda ekin biçen sessiz, sakin köylüler bana yol gösteriyordu."
Sayfa 166 - Bilgi Yayınevi
Kitap Alıntısı
"Uzun bir pazar günü daha geçip gitti, anne şimdi toprağın altında yatıyor, ben işime döneceğim, sonuç olarak değişen hiçbir şey yok, diye geçirdim içimden."
Sayfa 28 - Can Yayınları
Kitap Alıntısı
De Profundis
"Yaşadığımız çağa yararcılık çağı diyor, oysa hiçbir şeyin yararlarını bilmiyoruz. "Su"yun temizleyebildiğini, "ateş"in arıtabildiğini, hepimizin annesinin "toprak" olduğunu unuttuk. Bunun sonucu olarak bizim "sanat"ımız gölgelerle oynayan "Ay Sanatı"; oysa Yunan sanatı doğrudan nesnelerle ilgili bir "Güneş Sanatı"ydı. İlkel güçlerin arıtıcı olduğundan eminim; onlara dönüp onlarla birlikte yaşamak istiyorum."
Sayfa 163 - Can Yayınları
Kitap Alıntısı
De Profundis
"Non ragioniam di lor, ma guarda, e passa." "Söz etmeye değmez, yalnızca bak ve yürü."
Sayfa 83 - Can Yayınları
Kitap Alıntısı
Reklam