Sen esirliğim ve hürriyetimsin, Çıplak bir yaz gecesi gibi yanan etimsin, Sen memleketimsin. Sen ela gözlerinde yeşil hareler, Sen büyük, güzel ve muzaffer, Ve ulaşıldıkça ulaşılmaz olan hasretimsin... Nazım Hikmet Ran
Bana yazdığın mektuplarında küçük bir çocuk gibi nazlanmak istediğini, en çok da canını yakan, içini sızlatan hallerinden bahsetmek istediğini söylemişsin.
Sen böyleydin işte adam. Mavi gözlü bir dev, kocaman bir adamdın ama benim şefkatime daima aç bir çocuktun. Hiç şikayetçi değilim ben senin için takındığım rollerimden. Sen ne istersen ben o olurum şüphesiz.
Sevgilin, karın, dostun, yosman ve bilhassa anan. Sen ne dersen o.
Yeniden nazlan, sızlan işte ondan bundan. Sen küçül, ben olgun şefkatimle seni saracağım.