Cihan

Cihan
@Nadesef
Herkesin yâri kendisine kaînattır..
Gençliğimde Şişhane'de, "Sarı Madam" adında bir kahve vardı. İnsanlar oraya gelir, oyun oynardı. Aileler de gelir çay içer, simit yer, sohbet ederdi. Çok güzel bir Haliç manzarası vardı. Şişhane'den Hasköy'e dönen köşedeydi. Eskiden kahvenin anlamı, sadece oyun oynanan yer olmaktan çok uzaktı, tam anlamıyla sosyal bir ortamdı. Kaçamak sigara içmek için de çoğu zaman oraya giderdik.. Bir gün oranın müdavimlerinden Şapat diye bir bey geldi. Biz de yandaki masada arkadaşlarla oturmuş, çay içiyorduk. Adamın orta halli bir görüntüsü vardı ama sıkıntılı olduğu her halinden belliydi. Arkadaşları da bu durumu fark etmiş olacak ki, içlerinden biri, "Hayrola Şapat, bir derdin mi var?" dedi. "Sormayın..." İlk bulduğu boş sandalyeye çökercesine oturdu. "Anlat be Şapat." Adam anlatmaya başladı. Yanımızdaki masada oturduğu için anlattıklarını bir bir duyuyorduk. "Benim dört tane dairem vardı. Bankada param vardı. Karımdan kalan ufak tefek birkaç mücevher de vardı. İki kızımı ve damatlarımı çağırdım ve 'Bunları size taksim edeyim, sonra birinizin evinde kalırım, yalnız yaşamak istemiyorum,' dedim. Yaptım da. Her şeyimi onlara verdim. İki kızımda birer yıl kalacaktım, böyle konuşmuştuk. Baştan her şey yolunda gitti. Sonra bu anlaşma aylara, haftalara, şimdi de günlere indi. İkisi de kendi düzenleri bozulduğu için beni evinde istemiyor. Anlayacağınız, beni kapının önüne koyacaklar." İshak Efendi diye bir adam, "Bu mudur senin bütün derdin?" dedi ; "Sen merak etme, yarın sabah burada buluşalım, senin derdini çözeceğim." Biz olanları sonradan kahvenin sahibine sorarak öğrendik. Zavallı amcanın sonunu çok merak etmiştik. Bu iki amca, ertesi gün buluşmuş, İshak Efendi cebinden bir anahtar çıkarmış ve Şapat'a vermiş. Bu bir banka kasası anahtarıymış ve üstünde "OB" harfleriyle bir de numara
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ben müslümanım ama kusursuz değilim. Bir yanlış yaptığımda islam'ı değil beni suçlayın çünkü islam kusursuzdur. -karim benzema
Din
Yaşamaktan zevk almayan birini ölümle tehdit edemezsin..
1000Kitap
Hayat ve insanlar öyle bir hal aldıki santraç gibi yaşıyoruz. Her hamlenin sonrasını hesaplamak şart.
1000Kitap
*NÖROPEPTİT* Düşünceler beyinde nöropeptit üretimini tetikler. Neşeli insan ile kederli insanın nöropeptitleri birbirinden farklıdır. İyi şeyler düşünürsen iyi nöropeptitler üretirsin.. Bunlar kan yoluyla tüm vücuda yayılıp bağışıklık hücrelerini çalıştırır.. Bir tür enerji parçacığı gibi. Hastalarıma neşeli insanlarla buluşmalarını, neşeli kitaplar okuyup komedi filmleri izlemelerini öneriyorum. Norman Kazan’ın bir kitabı vardır; orada ‘kanseri hergün dört kere Şarlo filmi izleyerek yendim’ der.. Durduk yere kahkaha atarak da bilinçaltı kandırılabilir.. Hasta eğer mutsuzsa yine de neşeli filmler işe yarar mı? Aslına bakarsanız sebepsiz de gülünebilir. Günde yirmi kere ‘Hahahahah’ diye gülebilir hasta durduk yere. Ama bunu şimdi kime anlatacaksın, bizim millet inanmaz böyle şeylere, şüphecidir. Halbuki beyin onu gerçek sanıyor. Şuur altı kanar. Ne dersen ona inanır.. Kahkaha atıp iyiyim de; iyiymişiz der.. Kötüyüm de; kötüymüşüz der.. İnsan vücudu bir gemi gibidir. Emirleri kaptan verir, makine dairesi emirleri yerine getirir. Bizde de kaptan beyindir. Bilinçaltı da makine dairesi.. Telkin çok önemli. Oturup günde on kere bugün çok iyiyim şükür de; karaciğerin, dalağın, akciğerin ona göre çalışır. Kaptan iyiyiz derse beyin iyi endorfin salgılar..
Sağlık